Selçuk Karadağ
13 Şubat 2026
Öncelikle bu romanın 1847 yılında, Ellis Bell mahlası ile yayınlaması dahi çok cesurca bir eylemdir. Roman, ölümünden sonra 1850 yılında Kız kardeşi Charlotte, Emily Brontë ismi ile yayınlamıştır.
Cesurca dedim öncelikle neden cesurca dediğimi açıklamak isterim. Kitabın başından sonuna kadar tek bir sorunsuz erkek karakter yok, hoş farklı bir yönden baktığımızda kadın karakter de yok. Evet tüm karakterler sorunlu ve bu bize harika bir karakter analizi şansı veriyor.
Emily Bronte’nin tasvirleri o kadar başarılı ki, kitabı okurken o eski evin tabındaki ahşapların gıcırtısına kadar Viktoryan dönemi hissedebiliyorsunuz. Hikaye çok sade tek problem belki de bu tarz bir kitap için çok fazla kötülük olmasıdır ki bunların hepsinin insani olduğunu düşünüyorum ben. İnsan istenmediği yerin kötüsü olmakta çok cesur davranabilir Tıpkı Heathcliff gibi.
Buradan sonra Spoiler devreye girecek o nedenle okuyacaksanız devam etmeyebilirsiniz. 🎈
İlk olarak evde, evin çocuğu gibi alınsa da nereden geldiği belli olmayan Heathcliff tabii ki evde özellikle dışlanacaktır. Onu dışlamayan tek kişi olan evin kızı Catherine ise Tutku ile bağlanacaktır. Ta ki Catherine’in onu aşağılarcasına konuştuğunu duyana kadar. Heathcliff Uğultulu tepeleri terk ediyor ve yıllar sonra intikam için geri dönüyor. Ama o geldiğinde Catherine, Linton ile evlenmiştir. Ben hikayenin işte bu bölümü ile finalinin çok iyi bağlandığını düşünüyorum. Çünkü Heathcliff tam olarak kendisi gibi yetiştirdiği Hareton ve Catherine’e çok benzeyen, kızı Cathy’nin aralarındaki ilişkiyi gördüğünde artık tüm dünyadan vazgeçeceği zamanın geldiğini anlıyor. Çünkü her şeyin aslında bambaşka olabileceğini tam da burada kavrıyor ve döngü tamamlanıyor.
Ben her hikayenin zamanına göre değerlendirilmesi taraftarıyım diğer türlü açıkçası yazara büyük haksızlık yapılır. Hikaye anlatımı içerisinde hizmetkarların ev sahiplerine çok cüretkar çıkışlar yapabildiklerini söylenmiş genelde ama burada Bayan Nelly kesinlikle Heathcliff’e Catherine ile en iyi yaklaşan ve hep iyi davranan kişi, bu durumda kendini zaten değersiz gören Heathcliff’in tek saygı duyduğu karakter olması çok şaşırtıcı bir şey değil. Bunun dışında zaten bu insanlar işçi değil daha çok kahya ve dönem eserlerinin çoğunluğunda kahyaların aileden biri gibi görüldüğünden bahsedilir.
Hikaye içerisindeki en zor okunan yerler (yazımla alakasız olarak) narsist ve kurban hikayeleri burada Narsist olanlar başta Heathcliff, oğlu Linton. Hele ki Linton bu kadar narsistik ve rahatsız edici bir karakter zor bulunur. Hoş onun da durumu göz önüne alındığında en başta dediğim yerde olduğu gibi bu yaşananların hepsi insana dair. Kitap boyunca çok kez bu kadar olmaz demişliğim olsa da, aslında içten içe olacağını hatta daha beterlerinin bile olabileceğini biliyordum.
Not olarak, özellikle Heathcliff’in Catherine’in mezarının bir yönünü açtırıp, kendi mezarının da ona karşılık gelen yerinin açık bırakılması talebi ve bundan Nelly’e bahsederken, en azından hortlak olmamdan korkmayacaksın demesi çok korkunçtu. Zavallı Catherine ölümünde bile kurtulamayacak Heathcliff’ten 🥲






















