Biraz İstanbul, çokça İmroz, fazlasıyla Büyükada...Adaların kıtalardan uzak düştüğü yerin hemen başı...Biraz Roş Aşana, biraz Ramazan, Şeb-i Arus Ve Noel...Aşka göçebe sonbahar,Senin hiçbir zaman olmadığın yerVe iliklerimize kadar üşüdüğümüz bir yalnızlıkla bizi yakalayan kış...Diyeceksin ki şimdi bana;‘‘Senin ıslığın hep karlı havalarda bu ezgiyi çalar.‘‘Biliyorum, eskiden öyleydim; başka bir şey olduğunu anlatacağım.Yanlızlıın fotoğrafını çeken kızdan söz edeceğim.Günbatımının renginin içindeki gizi yazacağım.Antikacıda buluşmuş bir tarihin öyküsünden...Okyanusun ortasındaki ıssız bir adaya gömülmüş hazinenin mucizevi keşfinden...Adalar Ve Kıtalar‘dan...