Bülent
5 Mart 2026
Gecenin bu saatinde (03.22) bilgisayarımın derinliklerindeki "Yatak" adlı dosyayı (yılı 2014) açınca bu alıntıları gördüm. Kitap hakkında az şey hatırlıyorum ama belli ki sevmişim.
"Babam bir keresinde bana 'Birini sevmek, onun ölmesini izlemektir.' demişti." (s. 2)
"Kalbim çökmüş, kafesinin dibini eşeliyordu." (s. 39)
"Biri adınızı yanlış söyledikten sonraki saniyelerde ne söylediğiniz karakterinizin en büyük göstergesidir." (s. 50)
"Babamın üzüldüğünü düşünmekse beni üzerdi. Hantal ve yaşlı görünüyordu; uçsuz bucaksız bir ovada, öylece duran bir fil gibiydi. Eşini dişleri için avlamışlardı."(s. 74)
"Ted’i severdim. Herkes konuşma sırasının kendisine gelmesini beklerken, Ted karşısındakini dinlerdi. Bir konu hakkında bilgi sahibi değilse tartışmaya varsayımlarla katılma ihtiyacı hissetmezdi."(s. 108)
"Alışkanlığın getirdiği bir çeviklikle babetlerini ayaklarından, diğer ayağının topuğunu kullanarak çıkardı ve başparmağıyla bir fareymişler gibi onları gizlenme yerlerine kovaladı." (s. 113)
"Gülümsemesini taklit ettim; daha da büyütüp ona geri yolladım." (s. 173)
"Giderek kalınlaşan bileğini çabuk çabuk hareket ettirerek onu yırttı; kağıttan bağırsakları göğsüne dökülecek şekilde öldürdü zarfı." (s. 182)
"Sıranın sonuna doğru yürüdük; yolcuları doğuran uçağımızın yavrularından geriye kimse kalmamıştı." (s. 219)
"İçinde yüzmekte olduğum denizin dibindeki tıkacın çekildiğini hissedebiliyordum." (s. 239)
"Hep gülerdi o. Kötü haberler bile ayaklarını gıdıklardı." (s. 248)








