Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
nahid sırrı’nın okuduğum en eğlenceli öyküleriydi diyebilirim. tabii ki aralarda çok karanlık öyküler de var ama sanki nahid sırrı’nın pek kimselere göstermediği o muzip yanı iyice belli öykülerin bazılarında.
ömer seyfettin’in okullarda okutulan hamaset dolu öyküleri en kötü öyküleridir mesela, günlük hayatla ilgili öyküleri gerçekten çok iyidir. kitaba adını veren “fatma hanım’ın evine bir erkek lazım” bana seyfettin’in “yüksek ökçeler”ini hatırlattı. tabii nahid’ciğim daha edepsiz :) aklı fikri sekste bile diyebilirim yanlış anlaşılmayacaksam.
“kırk bir rahibe” de yine aynı şekilde hüseyin rahmi’vari bir öykü. erkeksizlikten yanıp tutuşan rahibelerin dört gözle korsan gemisi beklemesi o kadar komik ki aslında, öykünün son cümlesinde kahkaha attım resmen.
evliliğe, sınıf kinine, cumhuriyet memurlarına, osmanlı şehzadelerine, kıskançlığa dair öyküler de var. nahid sırrı sevdiği konulardan vazgeçmiyor.
“bir hanende boğuldu” öyküsünü okuyan kimse “kıskançlık”a şaşırmaz mesela. insan ruhunun karanlık noktalarını çok iyi biliyor nahid sırrı ve bunu son derece güzel örneklerle aktarıyor.
“iki komşu arasında” da beğendiğim öykülerden. birbirlerinden ömür boyu nefret eden iki komşu kadının aslında birbirlerinin yaşama sebebi olmaları koskoca bir roman konusu bile olur.
insan ruhunun karanlık tarafları dedik, kıskançlık dedik. bu ikisi de nahid sırrı’da bolca var. öykülerde erkek karakterlerin çoğunun iyi, kadınların ise tam tersine çoğunun kötü olması, eşcinsel olduğu için yıllarca görmezden gelinmiş, yok sayılmış büyük yazarın içindeki en büyük kıskançlığı göz önüne seriyor aslında.
iyi ki bu karanlık ruha sahip de böylesine yazabilmiş bu arada. eleştirdiğim sanılmasın. sanatçının iyi olabilmesi için bu karanlık şart bence.
nahid sırrı kadınları üzerine yazılmış bir tez, bir kitap var mı acaba, bilmiyorum. yoksa da çok eksik demektir. çünkü ondan ne okursam okuyayım o zehirli kadınlar pırıl pırıl parlıyor.
*mesela aynı nefretle yazılmış bir başka yazarın kitabı “yüksek topuklar” bu pırıltıdan yoksundur. elinizde kalır her şeyiyle. çünkü kişiseldir. nahid sırrı hiçbir şekilde kişiselleştirmez meselesini. bu da ek olsun.













