Yaprak
2 Nisan 2026
Ay vallahi oldu sanki bu iş. Sesli kitaptan dinledim bu kitabı da. Evden toplu taşımaya yürürken, işle ilgili bir şeyler yaparken dinlemeye başlayıp bitirdim. Bence Julian Barnes kitapları sesli kitap için çok uygun öncelikle. Çünkü çok fazla diyalog yok, dolayısıyla ''Bu cümleyi kim kurdu ya şimdi?'' gibi bir anlamsızlığa ve telaşa düşmüyorsunuz. Anlatıcının yaşadıklarını, hislerini ve düşüncelerini aktarmasını dinlemek çok daha kolay ve keyifli.
Bu romanda da yine Bir Son Duygusu'na benzer şekilde ikili ilişkiler, ergenlikten yetişkinliğe geçiş, kadın-erkek ilişkilerinde sadakat, asilik ve burjuvazi eleştirisi gibi temel konular var. Christopher ve Toni'nin gençlik ateşinin hayatın rutinine uyup / uymayıp devam etmesi, beraberinde yaşama dair birçok soru ve sorgulamayı da getiriyor. Çok keyif aldım. Barnes ile buluşmaya devam edeceğim ben belli ki.
Ah bir de kitapta bir yerde İskenderiye Dörtlüsü'nden bahsediliyor -ki pek de tatlı bir başlangıcın ilk sohbeti olarak geçiyor- heyecanlanıp hemen Eylül'e mesaj attım. :)













