Bülent
5 Mart 2026
Öyle sade, öyle şen, öyle dokunaklı, öyle tasarruflu bir dil ki anlatamam. Böyle yazabilsem daha ne isterim bilmem.
İç Anadolu öyküleri olduğundan mıdır, pek sevdim her birini? Güldüm, hüzünlendim, hatırladım. Anneme, halama okudum, kuzenim bana okudu; birlik duygusu yarattı kitap bizde.
Düşündüm, acaba kendi kültürüme yakın da ondan mı sevdim, diye; ama "Lacivert Adam ve Babası" adlı öykü ile sırf memleket hikayeleri yazmadığını kanıtladı Mustafa Çiftçi (gerçi benim sıkıntım yok, bir ömür okurum o memleket hikayelerini).
Ne diyeyim bilmiyorum, teker teker anlatsam öyküleri tadını kaçırırım, daha doğrusu tadını veremem. Çünkü asıl güzellik dilde; o kıvrak, o yerine cuk diye oturan, fazlası noksanı bulunmayan, acı tatlı, yapmacıklıktan fersah fersah uzak dilde.
Üç-beş sayfada anlatılabilecek her şeyi tastamam anlatabilmek başka yetenek, helal olsun diyorum, görürse buradan selam ediyorum.
Not: Benim okuduğum baskı Ülke Edebiyat Yayınları'ndan çıkmış. Bu eser daha sonra İletişim Yayınları'ndan çıktı. Yeni baskıda bazı öyküler çıkmış yenileri eklenmiş.
Ülke Edebiyat baskısındaki öyküler:
Adem’in Kekliği ve Chopin
Ese Dayı
Ankara'nın İnşaatları
Kasap Kokusu
Bozkırda Balık
Gülizar
Müjgan
Memur Çocuğu Karpuzdan Ne Anlar?
Kıpkırmızı
Portakal
Şırıl Şırıl
Neşeli Gelin
Turkuaz Ajans
Lacivert Adam ve Babası
Melahat
İletişim Yayınları baskısındaki öyküler:
Adem’in Kekliği ve Chopin
Çati’ye Kıyamam
Anamın Adı Bahriye
Gülizar
Bildiğin Karı Koca Hikâyesi
Kasap Kokusu
Eniştemin İlaçları
Kıpkırmızı
Kaplumbağa Kabuğundan
Doksan Dokuzluk Tesbih
Müjgân
Komik Oluyorsun İlyas
Neşeli Gelin
Portakal
Şırıl Şırıl
Turkuaz Ajans
Diyeşet









