Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
şimdi çok açık yüreklilikle bir şey söyleyeceğim: emekli olduğuma en en çok sevindiğim şey bir daha sandık başkanı olmayacak olmam. 2003’ten itibaren başkanlık yapmadığım 1-2 seçim vardır, pandemide yaşlılıktan el çektirilen muhtar için bile sandıkta görevliydim ben.
bunun anısını yazmak lazım belki ama son derece idealist başladığınız ve elbette ben yapmalıyım dediğiniz bu görev, bir süre sonra sürreal bir şova dönüşüyor. sadece kukla, piyon oluyorsunuz, 18 saatten fazla çalışıyorsunuz ve oylarınız çalınıyor :) o nedenle sinirlerim bozulur diye epey erteledim bu novellayı. gerçekten de italya’da 1950’lerde seçimde dönen dalavereyi okumak biraz tetikledi beni. ama onun dışında çok dolu, biraz komik, epey derin bir kitap “sandık gözlemcisinin uzun günü”.
kilisenin ve muhafazakarların kalesi cottolengo’da kurulan sandıklar, rahibeler, akli melekesi yerinde olmayan seçmenler, sonra sırasıyla oda oda koğuş koğuş taşınan sandıklarda kullanılan oylarda kahramanımız komünist partili amerigo ormea aslında bilmediği bir dünyayla karşılaşır, son derece nihilist görüşlere sahip olsa da gördükleriyle sarsılır. ne gelecekle ne de geçmişle bağı olan amerigo her hafta pazar günü hiçbir şeyin farkında olmayan oğlunun yanında olmak isteyen cahil köylünün sevgisinden etkilenir. sadece hava atmak için gelen milletvekilinin oy potansiyeli olmadığını bildiği insanlara davranışlarını görür, politikanın rezilliğini bildiği halde ondan da etkilenir.
bu arada kendi duygusal dünyasında yaşadığı heyecanlı olayla da nasıl baş edeceğini bulamaz ve gün öylece geçip gider…
aynen idealist bir öğretmen olarak ilk yılımda yaptığım sandık başkanlığının sondan bir önceki öğretmenlik yılımda yaptığım başkanlığa kıyasla çok daha umut dolu, coşkulu olması gibi, amerigo’nun da sabah başladığı müşahitliğe inancı gün sonunda bambaşka bir hal alıyor.
çeviri semin sayıt’ın, bazı aksaklıklar vardı ama asıl olarak tashih hatası sanırım.
* 2009 yerel seçimlerinde parmağına mürekkep sürdürmediği için peşinden koşup yakaladığım seçmen… seni unutmadım.













