Oğuz Aktürk
25 Şubat 2026
YouTube kanalımda Dostoyevski 'nin hayatı, kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz:
https://youtu.be/0i9F0L1dcsM
Edebiyat dünyasının en uzun soluklu filmlerinden biri olan Dostoyevski'nin fragmanına hoş geldiniz.
Fight Club kitabını yazan Chuck Palahniuk'un, Zorba kitabını yazan Nikos Kazancakis'in hatta ve hatta Ben Ruhi Bey Nasılım şiirini yazan Edip Cansever'in mutlaka okumuş olduğu bir eser olduğunu düşünüyorum Öteki hakkında.
Dostoyevski filminin fragmanı diyorum, çünkü bundan sonra ona dair okuyacağım kitapların sinyallerini verdiğini hissediyorum. Sanki Dostoyevski adında bir kasırga çıkmaya başlamış ve sirayet edeceği toplumlar, ülkeler, zihniyetler, beyinler ve edebiyat türleri derin bir heyecan içerisine girip onun oluşturacağı etki konusunda kendilerini hazırlamışlar gibi. Hatta ülkemizde bulunan ve gayet de nitelikli kitapları bize sunan Öteki Yayınevi'nin bu kitaptan geldiğini söylemeye gerek yoktur herhalde?
Daha Dostoyevski'ye ait okuduğum 2. kitap olmasına rağmen bugüne kadar okuduğum yazarlar arasında anlık duygu değişimlerini, bir insandaki derin ruhsal kara delikleri en iyi göz önünde canlandırmamı sağlayan yazar oldu.
Öteki kitabı hakkında ister şizofreniyi en iyi anlatan eser deyin, isterseniz de doppelganger vakasını en iyi yaşatan eser deyin. Tedirginlik mi istiyorsunuz buyrun tedirgin olun... Çıldırmak mı istiyorsunuz buyrun çıldırın... Dostoyevski Öteki kitabında bunların hepsini sizin iliğinize kadar işler. Hatta öyle sanıyorum ki bu kitap onun geleceğinden haberci olduğu için ona ait olan gayet yerinde giriş kitaplarından biridir.
Hiç mi kendinizi kaybettiğinizi düşünmezsiniz sanki bazen? Bir hareket yaptıktan sonra onun toplumunuza ve zamanınızın paradigmasına göre doğruluğuna ya da yanlışlığına bakmaz mısınız? Eğer siz de kendi ruhunuzun çift sesli olduğunu düşünüyorsanız okuyun bu kitabı. İnsanın içsel çatışmalarına, bürokrasi arasındaki büyük küçük gibi kavramlar fark etmeksizin küçük düşürücü iktidar çatışmalarına kulak vermek isterseniz okuyun. Duygularının olmadığını sandığınız ağaçlardan çıkan şu kitabın, duyguları olan bir insanın tüylerini nasıl diken diken ettiğine -çoğu insanın etkisiz kaldığı bir şekilde- tanıklık edin.
Bu kitabı okumayı seven Being John Malkovich filmini izlemeyi de çok sever. Çünkü hepimizin içinde, vücudumuzu saracak bir şekilde ya da şu dünyada kapladığımız hacmin herhangi bir yerinde olan bir ruh gerçeği var. Bu acaba ikinci bir benlik mi, yoksa etrafımızdakileri de bu ruha göre mi seçiyoruz ya da bizi sadece bir et parçası olmaktan ayıran bu ruh bizi aynı zamanda paranoyalara sürükleyen tek etmen mi? Bu soruların cevabını alacağınız değil, sorularınızı daha da artıracak bir kitap olur Öteki. Dostoyevski'nin öteki kitaplarını okuma isteğiniz perçinlenir. Hatta hayat boyunca aradığınız hayat arkadaşının, yani modern dilde ruh ikizinizin gerçekten de ruhunuz ve onun etrafında gelişen olayların derinliği olduğunu anlamanızı sağlar mı bilmiyorum. Bilmememin sebebi de Dostoyevski'nin kitaplarını tam olarak bitirmiyor olması. Kitabın sonuna geldiğinizde aynı İnsancıklar kitabı gibi en son sayfayı selülozuna kadar ayırıp başka yazı var mı diye bakasınız geliyor çünkü yine.
İçinizdeki, dışınızdaki, kişisel mekanınız dahilinde olan, ruh sınırlarınız ya da sınırsızlıklarınız içerisindeki bütün Öteki'lerinize selam olsun.























