Ümit Mutlu
5 Mart 2026
Yine incecik ama içi dolu turşucuk bir Dostoyevski, tıpkı Yeraltından Notlar gibi. Sanırım ince romanlarının içini daha iyi dolduruyor.
Güzel olan kısım tek de değil elbette. Çok açıdan ele alınabilecek bir anlatı, bir kere yaratıcılık bu kez yüksek mertebelerde. Dramatik kurguya sahip eserlere biraz fantastik katınca zaten, her zaman güzel olur.
Öte yandan, karakterin içinde bulunduğu çetrefilli durumun en fazla tezahür ettiği nokta toplumsal ezikliği, iş yaşamındaki sıkıntıları. Başkalarınca (yani aslında kendi kötü ikizince) hayattan silinmesi sonucu, yaşamasının bir anlamı kalmıyor. Tabii bu noktada paragrafların arasına ne kadar da güzel bir modernite eleştirisi giriyor. Aslında Tutunamayanlar'dakinden hiç de farklı değil, bu yönüyle.
Ayrıca yine karakterin kötü ikizinin, onun tam zıttı olması, sanki ters yansıtan bir aynayı izliyormuşuz hissi yaratıyor -ki zaten bu aynasal durumu birkaç kez okuyoruz da yazarın elinden. Dolayısıyla, özellikle de çekinik kişilik sahibi insanların toplum içinde kendilerini kendi gözlerinden görmelerine dair başarılı bir tespit de var.
İşin şizofrenik yönüne girmek istemiyorum, bence bu, romanı edebi değerini düşürecek bir tartışma noktasına ulaştırır.
Ve son olarak, elbette Saramago'nun "Kopyalanmış Adam"ını hatırlamadan da geçemiyorum.























