Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
deneme yazmayı da okumayı da çok seviyorum. onur çalı’nın bazılarını daha evvelden okuduğum denemelerini de müthiş bir zevkle ve bazen kahkahayla okudum.
akademisyenlerin üzerine tezler yazabileceği şeyleri kısacık yazabiliyor onur. “gerçekler ne zaman hikayeye dönüşür” mesela. bambaşka zamanlarda yaşamış yazarları, bambaşka hikayeleri bir biçimde bir araya getirebiliyor. ve düşüncelerinin hepsini rahatlıkla okutuyor. kısa ve sade yazma konusunda kıskanıyorum doğrusu.
bildiklerini satmadan ama bahsettiği her şeyi merak etmemizi sağlayacak biçimde anlatıyor. usul usul ve çokça da gülümseterek. tam tadındaki ironisi yemeklerde o gizli lezzeti veren bir kaşık toz şeker gibi... göze batmıyor, belli olmuyor.
velhasıl kelam iyi ki yazıyor onur. gerçekten tanışmadık ama ben onu tanıyorum. ne de olsa “bir yazarın okur karşısında en çıplak, en kendisi olduğu türdür deneme.”
pandemi biterse ankara’ya gidip bira ısmarlatıcam kendime













