Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
türk dili ve edebiyatı bölümünün en büyük kazanımı ahmet mithat efendi olabilir. epey okuduk onu gerçekten, hakkını yemeyelim. bu kitabı okudum diye hatırlıyordum ama ne konusu ne olayı tanıdık geldi, ya okumamışım ya da beyin tertemiz, hiiiç hatırlamıyorum.
başı sıkıcı gelebilir çünkü klasik ahmet mithat efendi tarzıyla yazarın bize her şeyi açıklaması, öreke taşı’nı uzun uzun anlatması var. yani genç olsam sıkıcı bulurdum oysa şimdi ahmet mithat efendi kadar istanbullu bir yazarın boğaz’dan karadeniz’e açılan gemiler tarafından ayrı, karadeniz’den boğaz’a gelen gemiler tarafından ayrı tasvir edilişi pek ustaca geldi.
sonrası vakanın anlatımı, polislerin tanıtımı, ki vakadan çok polislerle ilgileniyor yazar çünkü bize uzun uzun osman sabri’yi anlatası var. arada abdülhamit övgüsünü de geçmeyelim, başta on kere filan övüyor sonra normale dönüyor, eh sürgünden yeni gelmiş, can korkusu bu, boru değil.
yine de oldukça cesur bir biçimde şeri mahkeme usullerini, rüşveti, kamu görevlilerinin görevini kötüye kullanmalarını eleştiriyor. en büyük hayali savcılı filan modern hukuk ahmet mithat efendi’nin, oysa gelsin görsün şimdi modern hukuk ne halde. liyakat ne durumda.
bence romanın içinde mektuplarla anlatılan kalpazan mustafa’nın hikayesi her biçimde parlıyor. anlatımı ayrı, dili ayrı güzel. polisiye kısmındansa o bölümü sevdim. ahmet mithat efendi dersini çalışmış, tüm hocalığıyla yine öncü olmak istemiş, polisiyeyi denemiş. bu arada felatun bey’den filan kat kat iyi esrar-ı cinayat. elbette video gelecek.
kitaba dair videom:
https://youtu.be/E-QHcI09j8E?si=KjsLWRto_WaUAoq1













