Oğuz Aktürk
25 Şubat 2026
YouTube kanalımda Shakespeare'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: https://youtu.be/rGxh2RVjmNU
42 tane kitabı yayımlanmış bir yazarı kronolojik okumak... Zor iş. Peki neden Shakespeare 'in kronolojik olarak okunması gerektiğini öneriyorum?
Shakespeare'in oyunlarını tarihsel oyunlar, komedyalar ve tragedyalar olarak üçe ayırabiliriz. Bu konuda hiçbir sıkıntı yok. Zaten bütün kitaplarını okumayı tamamladığımda kitaplarının hepsini okumak isteyenler ya da sadece en önemlilerini okumak isteyenler için çok geniş bir okuma rehberi paylaşacağım.
İşin çetrefilli yönü, Windsor'un Şen Kadınlar kitabını yazmadan önce Kral IV. Henry-1 ve 2 adlı oyunlarını yazmış olması. Yani, bir okurun Windsor'un Şen Kadınları kitabındaki Falstaff karakterinin nereden geldiğini anlayabilmesi ve yanına aldığı adamlarının kimler olduklarını anlayabilmesi için Kral IV. Henry-1 ve 2 oyunlarını okuması lazım önce. Ayrıca şimdiye kadar okuduğum 18 adet Shakespeare kitabının içerisindeki en yaratıcı, en özgün karakterlerden birinin Falstaff olduğunu söyleyebilirim, Romeo ve Juliet oyunundaki karakterlerden bile daha iyi tasarıma sahip olduğunu düşünüyorum Falstaff'ın.
Shakespeare okumalarımda dikkatimi çeken şey şu oldu... Erken dönem eserlerinde nispeten asimetrik ve dengesiz karakter tasarımları varken olgunluk dönemine yaklaşıldığında uyum, simetri, perspektif ve denge gibi Rönesans dönemine has özellikleri kitaplara katmaya başlıyor sanki. Aşkın Emeği Boşuna kitabındaki üçlü erkek ve üçlü kadın gruplarının dengeli bir bütün şeklinde hareket ediyor olmasını, Windsor'un Şen Kadınları kitabında Falstaff'ın üç kere salak gibi kandırılmasında, Windsor'un üç şen kadınının Falstaff'ı üç kere kandırmasında ve ayrıca üç erkeğin de Page adlı kadını paylaşamamazlığında görüyoruz.
Shakespeare neden kronolojik okunmalı diye sordum ya başta... Mesela ilk eserlerinden biri olan ve "Cadalozu Evcilleştirmek" olarak çevrilmesi gerekirken Hırçın Kız olarak yumuşatılan kitabında tamamen bir kadının bir erkek otoritesi altına girip uysallaşmasını görmüştüm. Yani Dostoyevski sürgünden önceki erken dönem eserlerinde nasıl ki erkekleri zayıf, kadınları güçlü ve sürgünden sonraki eserlerinde de erkekleri nispeten güçlü, kadınları zayıf kurgulamışsa, Shakespeare'de bunun tam tersini görüyoruz. İlk başlarda kadınlarla tamamen dalga geçilen ve aşağılanan kurgular varken ilerleyen zamanlara doğru kadınlar hakimiyeti eline almaya başlıyor, hatta bu kitapta bildiğin Falstaff'ı şamar oğlanına çeviriyorlar.
Sanki Boccaccio'nun Decameron kitabındaki öykülerde zeki kadınların eşlerine oyunlar oynamaları gibi Shakespeare'in kitaplarında kurgulanan kadınların zekası da zamanla doğru orantılı olarak artıyor. İşte bu yüzden, böyle büyük yazarların kronolojik olarak okunması gerektiğine inanıyorum. Bu şekilde Mimar Sinan'ın çıraklık-kalfalık-ustalık eserleri gibi bir yazarın da emekleme, yürüme ve koşma zamanlarına tanık olabiliyoruz. Bir okur olarak biz de o yazarla birlikte emekliyoruz, yürüyoruz ve koşuyoruz.
Ben şu an Shakespeare ile emeklemeyi öğrendim ve hatta kitaplarında kullandığı Yunan mitolojisi sahnelerinin evlerinde cereyan yapmasın diye astıkları örtülerin üzerine işlenen desenlerden geldiğini Park Honan'ın Shakespeare: Bir Yaşam kitabından öğrendim. Hatta bu incelemede bahsettiğim kitapların yazımları sırasında aynı bizim şu an koronavirüs salgınında bulunmamız gibi adam da veba salgını zamanında bulunuyor ve bütün tiyatrolar kapalı. Fakat tiyatrolar oynanmak için yazılır, yani tiyatronun kitapta kalmasının hiçbir anlamı yoktur.
Aslında tiyatrolar seyircinin dikkatini çekebilmek ve onun gözünü olabildiğince boyayabilmek için ekstra ilgi çekici yapılmaya çalışılır. Antik Çağ'da Platon'un görüşlerine göre de estetik algısı seyirden bağımsız ve nesne üzerinden toplanmış, nesnenin kendi içinde var olduğu bir olgu iken, zamanla Aquinolu Thomas'ın "Güzel, kendisinden dolayı ve seyirde hoşlanılan şeydir” demesiyl













