Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
2018'in man booker ödüllü kitabının memlekette 2 yıl evvel yayımlanmış olmasının verdiği sevinçle hemen gidip aldım koşucular'ı.
önce okumakta zorlandım, ilk 80-100 sayfa, n'oluyor, ne alaka derken bir süre sonra olga tokarzcuk'un diline ve hoplaya zıplaya anlattıklarına alışıyor, hatta muhtemelen yapmak istediği gibi oradan oraya savruluyor, hanidiyse yolculuk yaparak okuyorsunuz kitabı.
yolculuk, çağdaş hacılık, aynı yerde duramama, havalimanı insanları, uçak yemekleri üzerine diye kabaca özetleyeceğim bu kitap aslında derinlerde göçmenlik, göçebelik, aşk, şefkat, anadil, çocukluk, ölüm ve beden bütünlüğü gibi temalarla çokça ilgili.
okumaya başladıktan 1-2 gün sonra galeano'yu andırdı bana bu yazar ama onun o politik-tarihsel hikayeleri yerine yolculuk üzerineydi yazdıkları...
aralardaki hikayeler aslında tokarczuk'un ne kadar iyi bir yazar olduğunu imliyor, neyse ki bu karışık teknikli kitabı man booker jürisinin dikkatini çekmiş.
alabanda yayınları'nı bu kitabı erkenden keşfettikleri için kutluyor ama özensiz editörlük ve tashih için kınıyorum. (çeviri demiyorum çünkü çevirideki hatalar hakikaten rahatlıkla editörlükle düzeltilebilecek kelime hataları. yoksa oldukça iyi bir çeviri.)
kitap hakkında agos'a yazdım:
http://tembelveyazar.blogspot.com/2018/07/kosucular.html













