Oğuz Aktürk
25 Şubat 2026
YouTube kanalımda Shakespeare'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: https://youtu.be/rGxh2RVjmNU
Dünyanın en cömert insanıyken bütün maskaralıklara, eğilip bükülmelere, kıç kaldırmalara, çamur dolu dostluklara, yüzsüzlüklere, gerçek sanılan dış görünüşlere, vicdan bırakmayan çıkarcılıklara, iyi gün dostu dalkavukluklara, altın ve para budalalığına, dalavereciliklere, ikiyüzlülüğe, yalana ve insanın yüzüne gülüp arkasından kuyusunu kazanlara düşman hale gelmiş bir adam: Timon
Hamlet 'in tiradlarını hatırlatan monologlarıyla kendinden geçen, Kral Lear 'ın içinde bulunduğu bir dünya bezginliğiyle bütün insanlardan nefret eder hale gelen, Shakespeare'in Güller Savaşı 'nı anlattığı tarihi oyunlarındaki gibi iktidar değişim süreçlerinin Darwin'in doğal seçilim süreçlerini hatırlattığı Atinalı Timon , bütün insanların dostuyken bir süre sonra bütün insanların düşmanı haline gelir.
Sahi bütün insanların düşmanı olmamak için elimizde neler var? Bütün maskaralıklar sen konuş bakalım, elinde neler var?
Bütün maskaralıklar: Ben insanlara aslında yapmayacakları ve kendi karakterinin kabul etmeyeceği şeyler yaptırırım. Benim adım maskaralıktır. Bir soytarı gibi sosyal statü kazanmak ve ilgi görmek için yapmayacağım şey yoktur.
Timon'un bundan nefret etmemesi mümkün mü?
Peki sen konuş bakalım eğilip bükülmeler... Senin derdin ne?
Eğilip bükülmeler: Benim kökenim biattır. Askerlikte de koğuş yataklarının altında neler yazdığını biliyorsun Oğuz. "İtaat et, rahat et" Aynen öyle işte! Kodamanlarda numaran varsa rahatsın. Birilerine karşı beni yapma becerin varsa bu dünyada sonuna kadar mutlu mesut yaşarsın. Haa ne zaman ki benim tam karşıtım olan boyun eğmemeyi, başkaldırmayı istersen işte o zaman insanların duymaktan ve görmekten hoşlanmadığı bir şey yapmış olursun.
Timon'un bundan nefret etmemesi mümkün mü?
Peki sen konuş bakalım kıç kaldırmalar... Senin derdin ne?
Kıç kaldırmalar: Ben olmadan eğilip bükülmenin de bir anlamı yoktur. Biz bir anlamda kardeş sayılırız. Grubumuz içerisindeki bireylere kayıtsız şartsız iman etmek ve ne dedilerse kabul edip onların çeşitli uzuvlarını kaldırmak vardır. Çünkü birazdan söyleyeceğim dalkavukluk adlı abimin kaynağı da budur, bir insanın kıçını kaldırıyorsanız sizin kıçınız da kaldırılmayı hak etmiş demektir.
Timon'un bundan nefret etmemesi mümkün mü?
Peki sen konuş bakalım çamur dolu dostluklar... Senin derdin ne?
Çamur dolu dostluklar: Adem ile Havva'dan beri çamur çok yanlış anlaşıldı. Oysaki insan çamurla yaratılmıştı ilk önce fakat dostlukların içine doldurdu yaratıldığı şeyi. Çamur, bulunduğu insan kabının şeklini aldı. Dostluklar samimi dostluk için değil çıkarcılık adlı akrabamla birlikte ticaret yaparak değer kazandı.
Timon'un bundan nefret etmemesi mümkün mü?
Peki sen konuş bakalım yüzsüzlük... Senin derdin ne?
Yüzsüzlük: Benim yüzüm yoktur. Arkadan konuşma ve ikiyüzlülük birlikte çalışırım ben. Aslında insanın yüzü olmamasıyla iki adet yüzünün olması ne kadar da paraleldir değil mi Oğuz? Benim yüzüm yoktur. Çünkü insanlar bana o kadar çok yüz biçmiştir ki, her insana farklı bir yüz oynarım. Sadece dalkavukluk ettiklerime esas yüzümü gösterip diğerlerine farklı farklı yüzlerimden gösteririm ki sahteliğim çok anlaşılmasın.
Timon'un bundan nefret etmemesi mümkün mü?
Peki sen konuş bakalım gerçek sanılan dış görünüşler... Senin derdin ne?
Gerçek sanılan dış görünüşler: Hepsi beni gerçek sanıyor fakat uzaktan yakından alakam yok. Şekilciliğin dik alasıyım ben. İçerikten, işlevden ve manadan uzağım. Gerçek sansalar bile hiçbir zaman gerçek olmayacağım. Sanal profillerin sanallığına kısıtlı kalmış bir eziğim aslında. İnsanlar ne zaman ki benim düşmanım olan iç görünüşleri keşfediyor, işte o zaman Timon gibi bütün insanlara nefret eder hale dönüşüyorlar.
Timon'un bundan nefret etmemesi mümkün mü?
Peki sen konuş bakalım gerçek sanılan vicdan bırakmayan çıkarcılıklar... Senin derdin ne?
Vicdan bırakmayan çıkarcılıkla




















