Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
1950 yılında urla'da tütün emekçilerinin hayatı ekseninde bir aşk hikâyesi anlatıyor. zeliş'le cemal'in aşkları o kadar saf ve temiz ki etraftakilerin çirkefliği bile bozamıyor bunu.
necati cumalı muhteşem bir gözlemcilikle köylünün iki yüzlülüğünü, dedikoduculuğunu, kasabalıların halk partiden nasıl bir anda demokrat partili olduğunu, göçmenlerin yerliye, yerlinin göçmene yaptığı ırkçılığı anlatmış da anlatmış.
fakirlik felaket, yeni cumhuriyet, ekonomik kriz, kıtlık derken, herkesin beli bükülmüş durumda.
işlemeyen hukuk o zaman da var, cumalı muhtemelen avukatlık yaptığı davalardan esinlenmiş bu romanı çünkü uzun uzun hukuki açıklamalar yapıyor.
anlatıcının sorun olmadığı, istediği yerde lafa karışıp istediği açıklamaları yaptığı bu eski romanların nafiliğini de ayrı seviyorum. cumalı da ara ara lafa karışıp bizi ayınlatıyor :)
ve şunu da söylemek gerekir ki bu bir kadın romanı. zeliş çok güçlü bir kadın karakter, cemal tam bir pısırık :) jandarmaya yakalandıkları bölümde köylü kadınların zeliş'e çıktıkları destek göz yaşartıcı.
evet, bir kez daha kâni oldum: bu dünyayı kadınlar değiştirecek.













