Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
niteliksiz adam'ın ilk cildi yıllardır kütüphanemde beklerken kaderde musil'den ilk bu kitabı okumak varmış. üç novella'dan oluşan bu kitapta ilk iki öyküdeki doğa betimlemeleri öylesine muhteşem ki insan sözcüklerle nasıl resim çizilir, resmen yaşayarak anlıyor. iki öyküde de kayalarla, uçurumlarla örülmüş bir coğrafya var.
ilk öykü "grigia" doğayı ve köylüleri hoyratça kullanan o üst sınıfın mantığını çok güzel aktarıyor. homo'nun kendisindeki değişim ışığını beklemesi, sonraki öykü "portekizli kadın"da da var, bu kez bir aristokrat sabırla bekliyor içindeki yabancıyı. kısacık olmalarına rağmen thomas mann'daki ve diğer dışavurumculardaki bildungsroman'ı yaratan zihniyet hissediliyor aslında.
bence son novella en unutulmazı, "tonka" anlaması zor, anlaşması zor, nevi şahsına münhasır ve maalesef kadersiz bir kızın yaşamına odaklanırken anlatımıyla da çığır açmış bence. anlatıcının kim olduğunun oldukça geç anlaşılması, tonka'yı bir bilmece gibi çözmesi çok ustalıklı. ha tabii o anlatıcıyı sonda elime verseler boğardım, orası ayrı.
kadınlık-erkeklik okuması olarak da çok zengin aslında. 20. yüzyılın bailarında bu kendini bulmaya çalışan burjuva erkeklerin hepsi dayaklık, o kadar söyleyeyim.
zehra aksu yılmazer her zamanki gibi çok iyi çevirmiş.















