Bülent
5 Mart 2026
8/10
Sanki 2666'nın küçük bir versiyonunu okumuş gibiyim. Benzer bir gerçekçilik: Gergin bir hakikat ipinin üzerinde dolaşan ve bazen büyülü bir hale düşecekmiş gibi yapan bir dille anlatılıyor her şey. Benzer bir gizem: Şairler, yazarlar kayboluyor, onların peşine edebiyat severler düşüyor; ben de bu gizemin peşine düştüm. Keyif aldım.
Siyasi çalkantılar içindeki şair ve edebiyatçıların durumunu yeterince hissedemedim ama. Bu, kitabın suçu değil tabi ki. Benim bilgisizliğim. İsimler, olaylar geçti ve ben bunları hissiz bir biçimde okudum. Peşine düşüp merakla okuyacağım akışları bekledim hep. Buldum da. Yetmedi lakin. Sanırım şu sıralar daha başı sonu belirli kitaplar okuyasım var.














