Yaprak
2 Nisan 2026
Teke Şenliği'nden sonra okuduğum ikinci Llosa romanı oldu. Açıkçası kitaba karşı duygularım konusunda kafam biraz karışık. Sevdim mi rahatsız mı hissettim emin olamıyorum. Yazarın hayatından izler taşıyan romanda anlatıcı ile Julia Teyze arasındaki ilişki yer yer beni çok rahatsız etti. Aralarındaki 14 yaş bana Lolita'yı okurken hissettiğim o rahatsız hisse benzer bir tedirginlik verdi. Bunun dışında kitabın bir bölümü zaman akışında ilerlerken bir sonraki bölümü radyo programından oluşuyor. Okuma deneyimi açısından bu da ilginçti. Özellikle öykülerin bazıları gerçekten tuhaf ve tedirgin ediciydi. Yazın en sıcak günlerinde okuduğum için elimde çok süründü kitap, yoksa 11 günde okunacak bir kitap değil kesinlikle :) Ama Llosa'yı ilk kez okuyacaksanız bu kitabıyla başlamanızı önermem kendi adıma. Teke Şenliği daha hacimli ama daha keyif ve merakla okunan bir romandı benim için.













