evren erarslan
24 Şubat 2026
Fourner'in ülkemizde yayınlanan bütün kitaplarını aldım, ilk defa okuyorum. Çok sevilen yazarlara karşı bir ön yargı ile yaklaşırım her zaman. Başlarken de bu tedirginliğim arttı. Sorunlu bir baba figürü ve kurban olan aile okuyacağımı zannettim. Ancak birkaç sayfa sonrasında öyle bir aktı ki anılar bitirmeden bırakamadım. Fourner'in inanılmaz keskin bir mizahı var. Bazı acıların üzerini sansürlemeden öyle bir güldürü unsuru yerleştiriyor ki, bu yazar farklı bir noktadan bakıyor diyorsunuz. Örneğin, babanın gerçekleştirdiği toksik ilişkiyi, babanın yorgun olmasına bağlıyor. Çocuk gözüyle farkındalık bu olsa gerek. Baba yorgun ise, baba sorun çıkarmış. Klasik amnezi. Ama anlıyoruz ne yaşandığını. Olanı bir mizahi şova çeviriyor ve asla gülmüyor Fournier. Bu da etkiyi artıran bir unsur. Acının tatlı tebessümü kalıbı sanırım Fournier kitapları için kullanılabilir.











