Bülent
5 Mart 2026
10/10
Kitabı defalarca okuduktan sonra düşündüklerimi 2010'da böyle dillendirmişim:
Rahmetli Trevanian, Amerika'nın içi boş süper kahraman mitini eleştiriyor bu kitapta.
Nicholai'ın değme süper kahramandan daha yetenekli olduğu ortadadır; lakin bu üstün özelliklerin hiç biri Amerikan süper kahramanları gibi teknolojik aletlerle ya da bilimsel bir kaza sonucu elde edilmemiştir; her biri yoğun eğitimler veya başa çıkılması zor acılar sonucu kazanılmıştır. Nicholai'ı Nicholai yapan her özelliğin bedeli ağır bir şekilde ödenmiştir. Kazandığı üstün özelliklerin her birinin mantıklı bir sebebi vardır. Onu farklı kılan, bu yetenekleri kazanmasına yardımcı olacak olayları ardı ardına, romanlara yakışır bir sırayla yaşamış olmasıdır.
Batının değerlerine inat tamamen doğu değerleriyle eğitilen Nicholai, batının şaşalı görünümünden de uzaktır; ona dışarıdan bakıldığında sahip olduğu özelliklerin çoğu fark edilmez; çünkü o sadeliğin ve olgunluğun peşindedir, tüm yaşamını “şibumi” kavramına adar. Onun bedeni, davranışları ve sesi özündeki üstün özelliklerin sade bir yansımasıdır; Amerika’da yaratılan süper kahramanlar gibi rengarenk elbiseler ve havalı hareketlerin adamı değildir Nicholai Hel.
Felsefeye, sanata, doğaya, onura, saygıya ve daha birçok insani değere yoğun bir saygı besler. Şovenist değildir, kadınlara güç gösterisinde bulunmaz, onlara saygısızlık etmez. Çok akıllı ve kurnazdır, birçok meseleyi doğru bağlantıları ve insanları kullanarak kas ve silah gücü kullanmadan halleder.
O özel bir insandır, çoğu insanda bulunmayan üstün özelliklere sahiptir ama onu herhangi bir üstün özellikli roman kahramanıyla karşılaştırmamak gerekir; o tüm varlığıyla Amerikan kültürü eleştirisidir.













