Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
gözlerden kaçmış çok güzel bir roman. dört ayrı kişinin ağzından 100 yıl süren bir fin hikayesi. önce tek başına varolan bir kadının hikayesiyken sonra o kadının damadının trajedisine dönüşüyor. 1950’li yıllarda eşcinsel bir adamın yaşadığı çıkmaz ve zorluklar.
arka planda ikinci dünya savaşı, finlandiya’nın geçirdiği zorluklar, kadınlık ve erkeklik var... annelik babalık ve duygular... tutkular, pişmanlıklar. 4 kişinin anlattıkları ve romanın başı ve sonundaki bölümler puzzle gibi ve sonunda kusursuz bir biçimde birleşiyor.
huş ağacı ise son dönemde okuduğum tüm ikinci dünya savaşı romanlarında geçiyor. nasıl güçlü bir imge olmuş tüm savaş toplumlarında :(







