Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
küçük şeylerin tanrısı hâlâ favorim, önce onu söyleyeyim. arasan geçen bunca yılda arundhati roy'un sosyal aktivistliği bu romana bolca yansımış.
içi içe geçen hikayeler, translar, aşıklar, müslümanlar, hindular, sihler, kaçırılan çocuklar, öldürülen çocuklar, hiç bitmeyen habire tarafı değişen savaşlar...
topraksız köylüler, taşeron işçiler, kayıp anneleri, katil polis ve askerler... yandaş medya, aptallaşan halk...
o kadar tanıdık, o kadar acı verici ki her sayfada alıntı yapacak bir şey vardı neredeyse.
hintli yazarların büyük ustalığı bu politikliği hikayeye yedirmek. bunu kesinlikle çok iyi başarıyorlar. bu romanda da roy çok şey anlatmak istemiş, dolmuş taşmış dünyanın adaletsizliğiyle, bu belli... ve romana biraz fazla gelmiş.
ama onun dışında halka halka genişleyen hikayede tek bir detay kalmıyor ki açıklanmadan kalsın.
yer yer tol'da hissettiğim intikam ateşini hatırladım, hiç bitmesin istedim, her cenazede ağladım ve bir kere daha insanlığın lanetine inandım. biz iflah olmayız.











