25 Şubat 2026
YouTube kitap kanalımda Gılgamış Destanı 'nı nasıl daha bilinçli okuyabileceğinizi anlattım: https://ytbe.one/cBzydL7mNcQ
Dünyada yazılmış ilk kitabı okudum işte sonunda,
Her kim bu incelemeyi okuyorsa,
O da okusun diye Gılgamış'ı müsait olduğu bir ara.
Tanrıça Ninsun ile ölümlü Lugalbanda'nın oğludur Gılgamış,
Babil de İlyada da edebiyat da ona borçludur,
Dünyada bugüne dek ne kadar kitap yazıldıysa.
Biz onun sayesinde okuruz Dostoyevski'yi,
Onun sayesinde okuruz insanları,
Hikâyeden hikâyeye atlayan o kararsız varlıkları.
Bence Gılgamış sadece Gılgamış'tan ibaret değildir,
Babil de İlyada da edebiyat da ona borçludur,
Dünyada bugüne kadar ne kadar kitap yazıldıysa.
Biz onun sayesinde okuruz Dostoyevski'yi,
Onun sayesinde okuruz insanları,
Hikâyeden hikâyeye atlayan o kararsız varlıkları.
İşte mitoloji okumak bu yüzden çok önemlidir,
Düzenli ve sistemli bir okur olmak isteyen için.
Hep tekrarlar göreceksiniz bu kitapta,
Bazen de tekrarların tekrarı.
Bunun sebebinin ne olduğunu merak edeceksiniz,
İşte söylüyorum size iyice dinleyin,
İyi bir okur olmak isterseniz eğer.
Bu destanlar henüz yazılı geleneğin değil,
Sözlü geleneğin olduğu zamanda yazılmış hep.
Bu yüzden anlatımı güçlendirmek için başvurulmuş,
Tekrarların tekrarına ve ardından yine tekrara.
Hayat da zaten tekrarların tekrarıdır demişti bir yazar.
İşte destanlar da böyle bir yöntemle insanların tarihini yazar.
Gılgamış'ı okuyan bir insan bence,
Ölümlü insanlar ile ölümsüz Tanrıların mücadelesini düşünmeli,
Sonra kendisinin de ölümlü olduğunu fark edip,
hangi ölümsüz Tanrı'ya hizmet ettiğini.
İşte o zaman aydınlanacaktır,
Mitoloji de dinler tarihi de felsefe de.
Hepsi aynı kaynaktan çıkar en nihayetinde.
Üçte ikisi Tanrı etinden, üçte biri insan etindendir Gılgamış'ın,
Bu yönüyle Hristiyanlık'taki İsa'ya benzer o.
Bir yandan Utnapiştim'in tufan hikayesi de,
hani o her türden bir canlının gemiye alındığı,
Hz. Nuh'un tufan hikâyesine benzer elbet.
Dinler tarihi de işte böyle oluşmuştur,
Kendisinden önceki hazineyi hep geliştirerek.
Mitoloji de dinler tarihi de felsefe de.
Hepsi aynı kaynaktan çıkar en nihayetinde.
Gılgamış'ı okuyan bir insan düşünmeli derim,
Mezopotamya, zamanında en önemli uygarlık iken,
Şimdi neden bu halde?
Neden savaş, terör ve yokluktan başka bir şey yok,
Bütün medeniyetlerin başlangıcı o yüce Mezopotamya'da.
Yunan ve Roma İmparatorlukları nasıl yükseldi?
Antik Yunan düşüncesi nasıl galip geldi tabletlere karşı,
diye düşünmeli pek çok kafa karıştırıcı soruyu.
Ama sonuçta okur olmak da kafanın karışmasıyla başlar,
demişti Aktürkoğlu Oğuz bir başka incelemesinde.
İşte, yine veda ediyor size bu incelemeyi yazan,
Gılgamış'ı okuduktan sonra Babil ve İlyada'yı da öneren,
ve size diğer kitaplarla keyifli okumalar diyen.