Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
97’de aldığım kitabı şimdi okudum. böyle de hızlıyımdır. ama allahtan truman capote’yi önceden okumuşluğum var, ilk kitabı değil benim için. çok da severim çünkü biliyorsunuz amerikanın güneyli yazarları bir başkadır…
19 yaşında genç bir kadına odaklanan kısacık bir roman tiffany’de kahvaltı. holly golightly’nin ny macerası da diyebiliriz. anlatıcımız muhtemelen capote’nin kendisinden esinlenilmiş, ny’da tavan arası gibi bir odada yaşayan yeni yetme yazar.
roman geriye akarak başlıyor. holly’i afrika’da gördüğünü söyleyen bir japon’un tanıklığıyla anlatıcı holly’i, nasıl tanıştıklarını ve aralarındaki kısa ama yoğun arkadaşlık ilişkisini hatırlıyor. bu incecik kitapta çizilen holly karakteri öyle hoş ki…
capote, holly’i de kendisi gibi güvenilmez bir anlatıcı yapıyor. hayat hikayesi yalan, yoksa doğru mu, tanıdıkları yalan (mı acaba), yaptıkları hayal olabilir mi derken biz hakiki holly’le yavaş yavaş tanışıyoruz ki amerikan rüyası peşinde bir hayat bu. ama holly kararlı, güneyden nasıl ny için kaçtıysa, 50 dolara tuvalette nasıl iş pişiriyorsa, çevresindeki sinek gibi adamları nasıl idare ediyorsa yanlış giden hayatını da bir şekilde ele alacak.
ve tabii ki bunu yapmaya çalışırken kaybedeceği dostlar, yiyeceği kazıklar, terk edeceği kediler ve gerçekten çok sevdikleri olacak. bizi bu kısacık hayat hikayesinde holly’nin içinde yatan iyiliğe ve göstermese de yalnızlığa nasıl da bulaştırıyor truman capote. inanılmaz.
çeviri çok eski o nedenle türkçesi de çok eski ve kötü ama idare ettim. muhtemelen yeniden basılırken edit’lenmiştir.
bi de sorum var. capoteler niçin basılmıyor kuzum?













