Emre Uysal
25 Şubat 2026
yazar çocuk kavramının dönüşümünü eğitim ve okul kurumunun dönüşümü üzerinden incelemiş kitabında. ilk bölümde batı'da fransız devrimi öncesi kilise tarafından devrim sonrası ise devlet tarafından düzenlenmeye başlamış çocuk eğitimi sürecinin benzerliklerine ve farklılıklarına odaklanıyor. konuya "otorite" ve çocuğun mevcut sosyal ve ekonomik sisteme göre uyumlulaştırması üzerinden yaklaştığı için doğal olarak benzerlikler daha fazla görülüyor.
toplumcu pedagoji bölümünde ise sosyalist teorisyenlerin ve marx ile sscb gibi ülkelerin eğitim deneyimleri üzerine yazıyor. buralarda da temel kaygı olan çocuk üzerindeki yetişkin otoritesi temel eleştiriyi oluşturuyor. anti - otoriter pedagoji ve okul karşıtı fikirlerin tartışıldığı son iki bölümle ise eser sona eriyor.
kitap başlığında da yer aldığı üzere batı'da, avrupa ülkelerinde gelişen süreci ele alıyor. farklı bir beklentiye girilmemesi gerekse de çocuk alanındaki kuramsal eserlerin en büyük noksanlarından birisi gene önümüzde. bir diğer konu ise yazarın özellikle son üç kısımda teorisyenlerin başka alanlardaki eserlerinden eğitim ve okul konusuna yaklaşmaya çalışırken yaşadığı savrukluk. bunun dışında faydalı olduğunu düşünüyorum.












