Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
peter stamm'in öyküleri daha çok isviçre dağ köyleriyle ilgili. hayat, insanlar, özellikle de yabanilik, bağnazlık ve dindarlık üzerine... hani sanki türkiye taşrası :)
katolik köylüler birçok öyküde var.
aldatılan karı kocalar, bitmiş ilişkiler, gizli eşcinsellikler de genellikle kasabaya bağlı bir biçimde işleniyor. bu şekilde stamm sanki o kasabaları kahraman yapmış gibi. mekanı çok betimlemeden içinde insanlar ve davranışlarla hissettiriyor resmen.
en çok tanrı'nın çocukları öyküsünü sevdim. ana karakterleri bir papaz ve kimseyle yatmadığı halde hamile kaldığını iddia eden bir köylü kız. sıcacık bir öykü.













