Emre Yaman
24 Şubat 2026
Karşınızda bu toprakların yaşayan en büyük yazarı Ayhan Geçgin. Özellikle dil konusunda bu kadar maharetli bir yazar daha okuduğumu hatırlamıyorum. Kenarda hiçbir şey anlatmıyor gibi duran fakat çok fazla şey anlatan bir kitap. Varlığından emin olamadığımız bir şehrin varlığından emin olamadığımız insanları şehir içerisinde volta atıp duruyorlar. Volta atmak diyorum çünkü şehri neden her karışını ezberler gibi turladıklarını da bilmiyoruz. Edebiyatın bir his meselesi olduğunu düşünürüm. Anlatılan hikâye aslında sandığımız kadar önemli değildir. Yazar mahareti şehirde öylece volta atan o kişinin hissini okura geçirebilir. Babam öldü ve ben şehre göçtüm demek eli kalem tutan herhangi birisinin altından kalkabileceği bir şeydir fakat Ayhan Geçgin oturduğu yerden babamı öldürüp bana huzursuzluğunu yaşattı.
Karakter isimleri ile dahi bunu diretiyor size: Hortlak ve İs. Varlığı ve yokluğu kolay ayırt edilemeyen fakat devamlı var olan ve aslında hiç var olmayan iki şey. Şey diyorum çünkü var olduğundan emin olmadığım bir şeye isim vermek epey zor. Yaşarken anlatmakta zorlandığımız, adlandırılamadığımız şeylerin romanı Kenarda. Bir ismi olmadığı için varlığından emin olamadığımız fakat yaşattığı hisle de en çok var olan o duygu hâlinin romanı. İşin güzel yanı bu his bu kitap ile sona ermiyor. Gayriresmi söylemlere göre yazarın bu kitabın ardından çıkan Gençlik Düşü, Son Adım ve Uzun Yürüyüş kitapları bir devam niteliğinde. Ben Kenarda'yı şiddetle size önerirken ikinci kitap Gençlik Düşü'ne başladım bile.













