Bengü Laçin
24 Şubat 2026
Deniz Kenarındaki Geyikler’i hafta sonu okuyup bitirdim, bu kadar hızlı okumayı planlamamıştım aslında. Ancak bu kitaptaki öykülerin sadeliği, her öyküde farklı bir ortamda ve anda olmanın sıradanlığı içine çekti beni. Sarsıcı olaylar yok bu öykülerde, ters köşeler ya da iddialı karakterler, yalnızca belirli bir süre şahit olduğumuz durumlar ve o anların yarattığı duygular var. Yazarın becerisi de bu anları sadelikle anlatması, kurduğu atmosferle karakterin yaşadığı duygu durumunu yansıtması olmuş. Her zaman karşımıza çıkabilecek ama her birimizde farklı hisler bırakabilecek ya da unutulup gidecek basit anlar.
Öykülerde özellikle dikkatimi çeken şey de, belki bir süredir kuş gözlemciliği yaptığım içindir, hepsinde oradan geçen ya da ayak izini bırakan bir kuş olması. Bazen serçelerdir, bazen saksağanlar, kargalar, balıkçıl eşlik eder gün batımına ve bazen de bir baştankaradır gördüğü karakterin… Ama tüm öykülerde mutlaka hayatın tüm olağan akışını yansıtmak için kuşlar oradadır, hikayenin alelade bir yerinde dahil olup geçerler. Günlük hayatta da böyle olmaz mı zaten? Biz sıradan hayatlarımız ve dertlerimiz hakkında konuşurken görüş açımıza girerler ve çıkarlar.
Çeviriyi de başarılı buldum.












