Bülent
5 Mart 2026
10/10
Kosiński, kitabın sonundaki yazısında şöyle diyor:
Belki de Boyalı Kuş'un içindeki vahşet sahnelerinin abartılmadığının en iyi kanıtı ve bu dehşet zamanının savaş yılları Doğu Avrupa'sını yansıttığını en iyi anlatan olay, eski okulumdan bazı arkadaşlarımın Boyalı Kuş'un kaçak bazı kopyalarını okuduktan sonra romanın kendilerinin ve akrabalarının yaşadıklarının yanında pastoral bir öykü gibi kalacağını söylemeleriydi.
Kosiński'nin hem 2. Dünya Savaşı sırasında hem de kitap yayınlandıktan sonra yaşadıkları romanın kendisi kadar dehşet verici.
Yani bu kitabın her zerresi, her satırı acı ve dehşet dolu.
Ben susayım, okumaktan başka çareniz kalmasın.













