Emre Yılmaz
7 Mart 2026
Büyücü’den sonra benim okuduğum ikinci John Fowles romanı yine tempolu, sürükleyici, içinde pek çok tartışmayı (ve daha fazlası için okuyucunun zihnine attığı tohumları) barındıran bir eserdi. Yazarın kronolojik olarak ilk yapıtı olan bu romanda daha sonra da Büyücü’de geliştirdiğini gördüğüm gerçeği bükmek, saplantı ve buna bağlı olarak sınırlara gitmek gibi temaların farklı ve yine kuvvetli kullanımları bulunuyor.
Başkarakterin kelebek merakı ve anlatılan hikayede kadın başkaraktere karşı sergilediği sapkın tavırdan ötürü Lolita’yı da bolca hatırlattı ve bundan sonrası için okuma listemin ön sıralarına getirdi.













