evren erarslan
24 Şubat 2026
Okunması ve sindirilmesi gerçekten çok zor bir kitap. Konumuz bir garip çünkü. Söylüyorum hemen, Alaaddin adlı karakterin bulunma, aranma, aranmama, bulunmama süreçlerinin hepsinin aşama aşama geçtiği bir kitap. Uzun uzun cümlelerin, aynen burada kullandığım gibi aynı kelime betimlemelerin "sık sık" kullanıldığı okurken akıp giden fakat anlamaya çalışırken durup biraz dinlenmek zorunda hissedeceğiniz bir olay örgüsü var. Daha doğrusu durum tespitleri ve hayaller var. Bir şehrin üzerinden uçuyorsunuz da olanları hayal ediyorsunuz gibi bir hava var, zaten ilerleyen sayfalarda bunun farklı boyutlarına da rastlıyorsunuz. Beğendim mi diye düşünüyorum evet çok farklı ve edebi açıdan fazla doyurucu. Cümle kurmakta ve betimlemekte zorlanan yazar adayları varsa kitabı okuyabilirler. Ancak bir yandan da bu kadar soyut olmak zorunda mıydı diye düşünmeden alamıyorum kendimi. Hani somut gerçek bir hikaye üzerinden eşzamanlı Alaaddin hikayesi de verilebilir miydi? Bence alışık olduğumuz bu olduğu için kitabın orijinalliğini algılayamıyoruz. Sanırım ikinci ve üçüncü okuyuşta çok daha güzelleşecektir kitap.











