Selma Parlak
24 Şubat 2026
#okudumbitti Uykuların Doğusu-Hasan Ali Toptaş-Kitap Yorumu
229 sayfalık bu romanı okurken epeyce zorlandım, bir ara bırakmayı bile düşündüm. Kitap kulübü için seçilen bir kitap olduğundan okuyup bitirmeyi başardım. Hasan Ali Toptaş’ın son romanı Kuşlar Yasına Gider’i okurken böyle hissetmemiştim halbuki. Sanırım yazarların da yazdıkça belli bir olgunluğa eriştiği, eserlerinin daha çok haz verdiği doğru. Uykuların Doğusu 200. sayfaya kadar ne anlattığını yakalayamadığım, ancak buradan sonra belli bir hikayeye odaklandığını düşündüğüm bir kitap. Tanıtım yazılarında anlatıcının dayısı ile ilgili bir hikaye okuyacağımız söylense de, bunu ancak son 30 sayfada yapıyor yazar. Hikaye anlatıcısı ile yazarın aynı kişi olduğunu anlıyoruz; yani Toptaş’ın kendi ağzından bir aile hikayesi dinliyoruz. Ben anlatıcının dayısı olarak bahsedilen roman kişisinin yazarın babası olduğunu düşünüyorum. Anlatıcı önce ismini vermediği bir dedesi, sonra da Cebrail dedesinin hikayesini anlatarak, dayısı ile noktalandırıyor romanı. Yazarın inanılmaz hayal gücü ile birleşen yer yer fantastik ögeler bazen anlatımı sekteye uğratıyor. Bir paragrafı okurken bir önceki paragrafta yazılanları unutmuş gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Ve yazarın kullandığı dil bazı eleştirmenlere göre hayli etkileyici olsa da ben tam tersini düşünüyorum. En azından bu roman için dilin iyi kullanılmadığını düşünüyorum. -de, da bağlaçları çok sık kullanıldığı, ve bir cümlenin yüklemi diğer cümlede tekrar edildiği için ben Toptaş’ın bu romanını acemice ve kararsız buldum. Ayrıca “sözgelimi, efendime söyleyeyim, nasıl desem” gibi kalıplaşmış yapılar sıkça kullanılmış ve aynı sayfada bile çok sayıda benzer kelimeyle karşılaşmak bana yazarın bu romanda henüz tarzını oturtamadığını gösteriyor. Sanki roman baştan sona daha güzel yazılabilirdi. Buna rağmen Hasan Ali Toptaş takipçileri tarafından beğenilen bu roman bana pek hitap etmedi. Bir de kitabı okurken bütün cümleler Toptaş’ın ağzından, onun sesiyle çıkıyormuş gibi hissettim. Yazar hakkında çekilen bir belgeselden aklımda kaldığı kadarıyla Hasan Ali Toptaş’ın aynen bu sözcüklerle konuştuğunu söyleyebilirim. Kitabın ilk cümlesinin yarım bir cümle olduğunu göreceksiniz, telaşlanmayın, romanın son cümlesi de yarım bir cümle; romanın bittiği anda tekrar baştan başlaması yazarın Kuşlar Yasına Gider romanında da kullandığı bir yöntem. Yazar, bu şekilde hikayenin hiç bitmeyeceğini vurgulamak istiyor. Keyifli Okumalar.














