Hazal Okul
14 Nisan 2026
Bazen de bir kitabı sadece eğlenmek için okuruz. Öyle değil mi?Hüseyin Rahmi okumak bana bazen de böyle hissettiriyor. Cadı romanından inanılmaz keyif aldığımı söylemeliyim. Gulyabani'de de yaşadığım gibi o tekinsiz ortamı çok sevdim! Hüseyin Rahmi'nin dilinden okuyunca zaman zaman güldüğüm zaman zaman korktuğum ama Süt Kardeşler'i izlerken yaşadığım gibi bir korku yaşadığım ayyy şimdi ne olacak acaba duygusunu da yaşatan bir kitaptı. Şıpsevdi'den sonra okuduğum için karakterlerin çok da derinlikli olduğunu söyleyemeyeceğim. Zaten çok daha kısa bir kitap. Ama finalinin bana ters köşe yaptığını da söylemeden geçmemeliyim!Bir diğer dikkatimi çekense Gulyabani'de de, Cadı'da da, önce bir anlatıcı kadın yaratıp hikayeyi ona anlattırdığı oldu. Bunu kitap kulübümüzde Merin Hanım ile paylaştığımda çok geleneksel bir şey ve tıpkı tandır başındaki masallar gibi olduğunu söyledi. O kadar doğru bir tanım ki! Tıpkı Osmanlı döneminde bir tandır sobanın başına toplanmış, battaniyelerin altında bu hikayeleri dinliyormuşuz gibi hissettiriyor Hüseyin Rahmi okumak bana. Şimdilik elimde başka kitabı kalmadı ama sesli kitap olarak Kesik Baş romanını dinleyeceğim. Ve zaten polisiye sevdalısı biri olduğum için de eminim bayılacağım!


















