Yaprak
2 Nisan 2026
Ağızdaki Kuşlar, Kurtarma Mesafesi ve Yedi Boş Ev kitaplarını okuduğum Samanta Schweblin'in çağımızın Shirley Jackson'ı olduğunu düşünüyorum. O nedenle yeni bir kitabını görünce çok heyecanlanıyorum. Kentukiler de beni çok heyecanlandırdı ve hemen başladım.
Daha önce insana ait duygular ve gerilimlerle okurunu tekinsiz bir atmosferin ortasında yalnız bırakan Schweblin gerilim unsuru olarak bu kez aygıtlardan yararlanıyor. Belirsiz bir zamanda geçen romanda Kentuki ismi verilen pelüş oyuncaklar bulunuyor. İçlerinde kamera bulunan kentukiler aracılığıyla ya gözlenmeyi tercih ediyorsunuz ya da kentukinin içindeki izleyen göz olmayı. 1984 romanının meşhur Big Brother'ı ya da 2000'lerin meşhur programı Biri Bizi Gözetliyor'undan izlenme ve izleme unsurlarına çok aşinayız. Hele ki Youtube, Instagram hatta Tiktok sayesinde hiç tanımadığımız insanların sabah rutinlerine, pijamalarıyla güne başlamalarına, ne yiyip içtiklerine dahi hakimiz. Akşam saatlerinde evinize dönerken eminim bir kez bile olsa ışıkları yanan bir evin içine usulca siz de bakmışsınızdır. :) Merak ve bilme arzusunun perçinlemesiyle ortaya çıkan görme ve görülme hali de bu romanın esas meselesini oluşturuyor. Fakat Schweblin çok fazla karakterle çok fazla şey anlatma derdine düşüyor. Kim kimdi diye hatırlamaya çalışırken okur olarak biraz yoruluyorsunuz. Gereksiz tekrarlar da yaratılmak istenen gergin ortama ket vuruyor, sizi sıkıyor. Dolayısıyla çok çok iyi bir konu sanki yazarın hırslarına kurban gidiveriyor. Burada hırsı kötü anlamda söylemiyorum. Schweblin belli ki çok zeki bir kadın, iyi bir şey yapmak isterken biraz yorucu bir hal almasına neden olmuş sadece. Yazarın Kurtarma Mesafesi romanı sinemaya uyarlanmıştı. İçimden bir ses bu romanın da bir Netflix uyarlaması olabileceğini söylüyor. Şayet olursa burayı güncellerim. ☺️ Bir de son olarak yazarı okumaya bu romanla değil de Kurtarma Mesafesi ile başlamanızı öneririm naçizane.








