Ayşenur Sezer
8 Ocak 2026
dikenler ve güller sarayı'na dair düşünceler
sarah j. maas'tan okuduğum ilk kitap dikenler ve güller sarayı. kolay okunan, yormayan, akıcı bir kitap, okurken keyif aldım, seriye devam edeceğim.
detaylı incelemeye geçelim.
*spoiler içerir*
*spoiler içerir*
*spoiler içerir*
konu 1: kurgu
bazı şeyleri tahmin edilebilir bulmama ve işlenen kimi kalıplara aşina olmama rağmen kurguyu zekice buldum, beyin yakan türde değildi ancak romanın geneline yayılmış detaylar bir bütünlük oluşturuyordu ve bu bir okur olarak beni doyurdu. tamlin'in arkadaşını öldüren insan kız feyre'yi cana can diyerek kendi diyarına götürme sahnesi iyi yazılmamıştı, kurgu bunun için sağlam bir nedene sahip olmasına, bu fikrin üzerine kurulmasına karşın, tamlin karakterinin diyalogları ile harcandı. sonunda ise feyre'nin amarantha ile olan sözleşmesi tamlin ve halkı üzerine değilmiş gibi öldüreceği periler arasında tamlin'in olmasına yeterince karşı çıkmayışı, hakkını aramayışı, "biz bir sözleşme yaptık, ben şimdi tamlin'i öldürürsem karşılığında nasıl tamlin'e kavuşabilirim ki" demek yerine, sırf yazarının karakterini zekice göstermek, kurguya sakladığı bir detayı kriz anında gözler önüne sermek istemesi uğruna, feyre dakikalarca kafa patlattı ve sonunda tamlin'e bıçağı sapladı.
konu 2: karakterler
feyre iyi yazılmış bir karakterdi. olaylar onun bakış açısından anlatılıyordu ve zaman zaman bayağılaşan iç sesi rahatsız edici olsa da, kurguda başından sonuna karakter gelişimi yaşayan nadir karakterlerden biriydi. tamlin ise tam bir fiyaskoydu benim için. diyalogları, kitaptaki varlığı sallantılı ve çiğdi, bu yüzden başından beri ona ısınamadım. feyre'nin cesareti, güçlü duruşu ilham vericiydi ancak tamlin için değmezdi. kurgu bir aşk uğruna verilen mücadeleyi bu bağlamda bana geçiremedi. tamlin için dağın altı'na gitmezdim. ryhsand ise daha çok okumak istediğim bir karakter oldu.







