Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
ilk kitabını okuyup beğendiğim bir yazar sonrasında daha da iyi bir kitapla geliyorsa karşıma, acayip mutlu oluyorum.
derya sönmez’in ilk kitabı “sırça kanatlar”a dair notos’ta yazmıştım. açıkçası yeni kitabı “öteki hayvanlar”ı da merak ediyordum ama işte insanın içinde bir korku oluyor ya beğenmezsem diye. ama hiç korktuğum gibi olmadı. derya sönmez ilk öyküsüyle özellikle bence artık tarzına, imgesine, duygusuna imzasını atmış.
ilk öykü “yaz biter”i önceki gece okudum ve devam etmedim. etmek istemedim. öykünün rengi, rüzgarı, esintisi mi diyeyim beni bütün gece bırakmadı. sonra dün gece tüm kitabı okudum. elbette daha çok sevdiklerim ve daha az sevdiklerim oldu ama derya sönmez çok çalışmış, özellikle ışık tayfı gibi gözümüzün önünde canlandırdığı anlara, durumlara sözcük sözcük emek vermiş. tarzını oturtmuş. bu çok belli ve çok hoş.
daha uzun yazacağım bu kitaba dair ama okuyanlara şunu tavsiye etmek isterim. ilk öykü “yaz biter”i okuyun, sonra “kaşağı”yı okuyun. sonra tekrar yaz biter’e bakın. ve öykü denen türün nasıl ve nereye doğru değiştiğini görün. ben bu değişimden o kadar mutlu oluyorum ki içim titriyor. bu arada kaşağı’ya bayılırım, onu da söyleyeyim ama bugün öykünün geldiği yer işte burası. “öteki hayvanlar” ve başka sevdiklerim… bence.
ayvalık özelinde yerlilik-yabancılık, ülke özelinde doğa katliamı, dünya genelinde mülteci sorunu, tüm evrende annelik derdi gibi pek çok yarayı kaşıyor aslında derya sönmez ve bunu hiç çaktırmadan yapıyor. eline sağlık. kendi halinde, ortalarda görüneceğim diye didişmeden, çalışıp daha iyisini yazmak da oluyor.








