Terken
25 Şubat 2026
Noktalama işaretlerinin eksikliği beni rahatsız etmedi, aksine, bu eksikliğin yarattığı ritmin romanı daha da güzelleştirdiği düşündüm.
Okurken sık sık Ayn Rand’ı andım. Her ne kadar Rand kapitalist, Saramago komünist olsa da, liberteryenlikte buluşmuşlar.
Işığın ferahlık, iyilik; ışığa yürümenin, ışıkla sarmalanmanın nihaî kurtuluş olduğu genel kanaatine karşılık Saramago beyaz körlükle insanları pislik ve ölüm dolu bir karanlığa hapsetmiş. Nitekim daha başında insanların yarattığı düzen (devlet) eriyip yok oluyor, romanın sonuna doğru da kilisedeki ikonların bağlı gözleri ile ilahî düzen anlamını kaybediyor.
Neyse ki herkesin gözü açılıyor.














