Yaprak
2 Nisan 2026
Fournier ile ilişkim bittersweet olarak tarif edilebilecek cinsten. Kimi zaman çok seviyorum kimi zamansa biraz göz devirerek o kısa paragraflarını okuyup bitiriyorum. Bu kez arada bir yerdeyim galiba. Fournier artık çok yaşlı. 80 yaşındaki erkek kardeşini kaybetmesinin üzerine yazdığı metin Küçük Kardeşim de. Kendisi de zaten kitabın başında söylüyor. Babamı, annemi, karımı, çocuklarımı anlattım. Şimdi sıra sende. Kimi zaman kardeşinin ağzından yazıyor. Kimi zaman çocukluklarına dair anılarından bahsediyor. Sürprizli bir kitap değil o nedenle Fournier okurlarına. Ama bu kez bitirirken farklı şekilde hüzünlendim. Çünkü bu bir yazarın artık sahiden yaşamla vedalaşmasındaki son nokta gibiydi. Tüm sevdikleri gitti ve sıra onda. Bunu bilerek yaşıyor. Ölüme bu denli yaklaştığının bilinciyle insan her gün nasıl uyur, nasıl uyanır bilmiyorum ve pek tabii bilmek de henüz hiç istemiyorum. Bu dünyadan bir Fournier geçti diyeceğiz eninde sonunda. Bunu çok hissettiğim için bu kez kitaba olan fikrimden çok bu duygular ağır bastı.









