Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
bangır bangır gelen bir intihar anlatısı olarak da okunabilecek “bedenim ve ben” sürrealist rené crevel’in dönemi için çok erken sayılabilecek kadar kişisel iç dökümü.
otokurmacanın bu denli yaygınlaşması çağımızın bir sonucu ama bakmayın old school edebiyatçılar yazarların her şeyi böylesine ortaya dökmelerinden pek de memnun değil. ki bugünlerden bahsediyorum. 1920’lerde kişisel olanın gizli kaldığı, edebiyatta duyguların ancak semboller ve sürreal imgelerle anlatıldığı bir dönemde bedenini, bedeniyle ilişkisini böylesine açık anlatmak çok cesur bir tavır.
açık anlatmak derken elbette dönemine göre diyeyim çünkü yine de çözmek için metni epey didiklemeniz gerekiyor. ama rené crevel’in çocukluğundan itibaren ölüm fikrine yaklaşımı, aldığı sıkı dini eğitim, sonrasında biseksüelliğini fark etmesi ve başının bununla dertte olması, anbean ölüme yaklaştığını hissetmesi okudukça ve tabii yazarın sonunu bildikçe insanı epey etkiliyor.
cinsiyetin hiçbir biçimde ikili sisteme sığmadığını artık bildiğimiz bugünlerde ve bu gerçeğin üstünü bastırmak için canhıraş aile yılı ilan eden hükümetler döneminde crevel’ı anlıyoruz. bir arkadaşının dediği gibi “insanın kendisi hakkında çok şey bilmesi günahtır, benliğine karşı işlediği bir günah.” keşke bu kadar bilmeseydi rené crevel ve keşke bu satırları yazdıktan 10 yıl sonra intihar etmeseydi diye düşünmemek elde değil.
emre ağanoğlu’nun pürüzsüz çevirisiyle yüz yıl önceden gelen bir imdat çığlığı.







