Yaprak
2 Nisan 2026
Hayvan Hükümranlığı romanını okuduğum Del Amo'nun dilimize çevrilen ikinci romanında baba ve oğul arasındaki o gergin ilişkiye bakıyoruz. Yazar insanoğlunun hayvani, şiddete eğilimli, hırslı ve sağlıksız yönleriyle epey ilgili. Hayvan Hükümranlığı'nı okurken psikolojik olarak çok zorlanmıştım, bu kitap da keyifle okunan bir kitap değil onu söyleyerek başlayabilirim. Yıllardır -Shakespeare de sağ olsun- edebiyata ve sinemaya konu olan sağlıksız baba-oğul ilişkisi burada da karşımıza çıkıyor. İsimleri olmayan yalnızca anne, baba ve çocuk olarak bahsedilen karakterlerimiz etrafında gelişen olayları izliyoruz. Kitabın ikinci yarısı diyebileceğim son 100 sayfası oldukça sinir bozucu. Del Amo yarattığı karakterle asla empati yapmanıza izin vermiyor. İlk romanında da kimseyle bağ kuramamıştım. Keza bu romanda da aynı şey oldu. Belki biraz anne karakteriyle o da biraz...
Özetlemek gerekirse sizi rahatsız eden, geren okumalar yapmak istemediğiniz bir dönemdeyseniz başka bir zamana saklamanızı öneririm. Del Amo'nun sert ve tavizsiz edebiyatını sevenler için ise tanıdık sular diyebilirim. Son olarak doğa tasvirlerini en iyi yapan yazarlardan biri kesinlikle.









