Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
ela kiçik’le kitaplarımız aynı gün çıktığı için ve elbette okuldan yakın arkadaşım olduğu için kitabını hemen okumaya karar vermiştim.
✏️
2 bölüm ve 6 öyküden oluşuyor kitap: kovulmak - kalmak. ilk bölümdeki öyküleri okurken ela’nın hayal gücüne hayran kaldığımı, vay be insanlar neler buluyor dediğimi eklemeliyim. ilk öykü “tık”ta peşine takıldığımız yeşil şeyin başına gelenler öyle bir coşkunlukla anlatılmış ki önce başım döndü ama sonra bunu ustalıkla yaptığını anladım ela’nın, amacı başımızı döndürmekti zaten. sonu daha iyi olabilirdi diye düşündüm ama yine de dilinin yetkinliği, tekerleme misali cümleleri ve hiç ucuza kaçmadığı küfür, argosuyla kitabın en iyi öykülerinden biri.
✏️
farklı insanların gözünden anlatılan “yekpare’yi nasıl bilirdiniz”de üst kurmaca yöntemleri, mizahı ve ilk öyküye attığı ilmekle önemli. ayrıca yazar birkaç öyküde kadının ailedeki yerini bize ders vermeden gösteriyor, bu da onlardan biri.
✏️
alegorik öykü pek bana göre değildir, kalmak bölümünde “diyarından kovulan ilk cüce” bana bunu yine anımsattı. fakat son öykü, kitabın kapağına da esin veren “ben dingo memnun olmak isterim” alegorik bir öyküden çok fazlası. kitaptaki diğer öykülerden bambaşka olan diliyle bir kere insanı alıp götürüyor. tekrarlar, tekrarlar, seslerin önemi, insanı sıkmayan bir şiirsellik, insanı acı acı gülümseten humour, dingo’nun her gittiği yerde değişen cümleleri ve sonda bam bam bam aralara serpiştirilen “diyarıma … giremez” kararları ve elbette aslında dingo’nun ahırına bağlanan öykü evreni bence ela kiçik’in üç kitapta nasıl bir yol aldığını, dilini, kurmacasını nasıl yetkinleştirdiğini gözlerimizin önüne seriyor. bayıldım.
✏️
ayrıca öykülerde kadın yazarmış, öğretmenmiş demeden misler gibi saçtığı küfürlere de bayıldım. oh be. anlatıcı küfretti ben rahatladım.
✏️
ela kiçik’in öykülerini biraz önder şit’e benzettim. aynı çağıldayan dil, aynı garip hayal gücü :)) yolu açık olsun. ayrıca kitabın adı müko









