Oğuz Aktürk
25 Şubat 2026
YouTube kanalımda Dostoyevski 'nin hayatı, kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz:
https://youtu.be/0i9F0L1dcsM
Bu incelemeyi ya hiç okumayın ya da başlamışken sonuna kadar tam olarak okuyun. Aynı Suç ve Ceza kitabının başrolü Raskolnikov gibi ya bir hiç olun ya da Raskolnikov'un emeli gibi Napolyon'a ulaşma ve kendini gerçekleştirme arzuları içerisinde kendinizi tamamlayın.
Dostoyevski'ye ait bu kitaptan önce okuduğum 8 kitabında da kendi filminin fragmanının ve galasının yapıldığını söylemiştim. Şimdi ise filmin başladığını ve Suç ve Ceza kitabıyla beraber edebi doyum anlamında ve sorgulama konularında tam bir uçuşa geçtiğini söylemek istiyorum! Ve size bir şey söyleyeyim mi, bu uçuşa hepimiz davetliyiz. Hepimiz onun yazdığı bu yazıları yaklaşık 150 yıl sonra okuyabiliyorsak Rus Edebiyatı uçağının kokpitinden bize seslenen bir Dostoyevski var ve bizi kendi edebiyatına şahit olmak için seyahatler yapmaya çağırıyor. Bu seferki seferinin adı ise Suç ve Ceza, ayrıca sadece gidiş bileti olarak alınmış.
Önceki seferlerinde Öteki kitabında Bay Golyadkin karakteriyle kişilik bölünmesini ve psikolojide Doppelganger ile adı geçen olayı tanıtan, Ölüler Evinden Anılar kitabıyla sırta inen kırbaçları, acıları, ruhsal paradoksları Suç ve Ceza kitabında tam anlamıyla en üst seviyelere çıkaran bu adamın Raskolnikov ülkesine gitme arzusuna davetliyiz hepimiz!
Raskolnik kelimesinin anlamı : 17. yüzyılda din kitaplarında yapılan düzeltmeleri kabul etmeyenler.
Suç kelimesinin anlamı : Yasalara aykırı davranış.
Ceza kelimesinin anlamı : Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.
Yukarıda yazdığım 3 kavram arasında sıkışıp kalan, ruhun balta girmemiş ormanlarına balta ile dalan, devlet dairelerini, sistemleri, insanları, siyasi düzeni, inançları, sorgulamayışları, hatta kendini bile balta ile doğramaya ant içmiş bir adam var karşınızda! Raskolnikov . Kişilik bölünmelerinden dolayı sonsuz bir mayoz döngüsüne girmiş olan bu adamın içinde neler neler olmuyor ki... Raskolnikov'un içindeki kişilik bölünmelerinde sistemler ve düzenler baltalanıyor, sorgulamalar arasında ruhsal düzeni sağlamak için ellerinde balta taşıyan askerler gelip geçiyor, inançlar ve kalıpsal düşünceler baltalanıyor, devlet daireleri ve siyasi paradigmalar bir daha gelmelerini istememek amacıyla baltalanıyor ve özellikle de insanın kendisi baltalanmak isteniyor.
Peki, ya bu baltalama olayı sonucunda aslında bütün acılar, kederler, sistemler, inançlar, diğer bütün sorgulamalar ağaçların kesilip de sonra tekrar ve daha gür çıkması gibi yerlerinden daha gür ve etkili olarak çıkıyorlarsa? Mesela öldürmesine öldürebilirsin istediğini, peki ya bu ölüler önceki durumlarında verdiği sıkıntı ve acıdan daha çok acı verirse sana aynı ağaçların kesildikten sonra daha gür çıkması gibi Raskolnikovcuğum?
Peki, ya cinayet aleti olarak kullanılabilecek bu kadar ilkel bir aletten bir tümevarımla yola çıkılarak bütün insanlar ve bütün sistemler baltalanmak isteniyorsa? Raskolnikov'un içindeki kişilik bölünmelerinin her biri ama istisnasız olarak her birinin aklından atamadığı tek bir şey vardı, o da Napolyon olabilme ve kendini gerçekleştirebilme arzusu. Katil olmaktan çok kendini baltaya ve bu sebeple de onla gelebilecek zirveye adamışlık. Freud daha elinde lolipopla 10 yaşında dolanırken Dostoyevski Suç ve Ceza kitabında onun ileride belirteceği id kavramıyla bu kitaptaki öldürme ve hırsızlık arzusunu, ego kavramıyla bu olayın sorgulamasını, süper ego kavramıyla ise de Raskolnikov'un kıvranmaları ve bir türlü Napolyon olamayışlarını anlatmak istemişti. Bu nedenle Balta Tanrısına tapan sayısızca Raskolnikov vardı içinde bölünmüş olan.
En keskin sorgulamaları, Maslow 'un ihtiyaçlar hiyerarşisine en üst sıradan girmeyi arzulamaları, kendisini cinayet gibi bir kaç(amay)ış ile gerçekleştirmeyi istemeleri ile Raskolnikov yatağında tam bir girdap içerisinde kalmıştı. Etrafında baltalar ve Svidrigaylov, Porfiriy, Zame














