Satırlardan Varoluşa - Sedat Yağcıoğlu
17 Şubat 2026
Kadınların dünyasından öyküler, başka bir dünyadan değil. Füsun Aymergen, gündelik hayatın içinde, yalın, olmasa da olabilecek olaylar anlatırken, çoğunluğu kadın, bazen yaşlı, bazen bir kasabalı karakterlerin varoluşsal sorgulamalarıyla aslında çok katmanlı öykülere hayat veriyor. Aymergen'in kadınları "mağdur" değil, yer yer sessiz, bir o kadar içe dönük ve bunlarla birlikte kendi kişisel tarihlerinin direnişini inşa ediyorlar, satır satır.
Yazar, çok sade bir dil kullanarak, aslında tüm bu sorgulamaların bu sadelikte yapılabileceğini gösteriyor sanki. Günlük hayatta basit sözcüklerin seçildiği diyaloglar, hemen sonrasında gelen iç seslerin derinliğiyle yeni katmanlar kazanıyor. Aymergen, derinliği sadeliğe saklıyor, tıpkı kadınların başkaldırılarını, vakur eylemlerine, düşün dünyalarına gizlediği gibi.
Öykü kitaplarındaki öyküler arası geçişlerde hissedilen o nefes arasına gerek duymuyorsunuz Başka Bir Dünya Değil'de. Bambaşka bir hikaye, bir önceki öykünün bir anına, karakterine, olayına teğelleniyor sanki. Bu da, tüm kitabı bitirdiğinizde bir bütün hikayeye tanık olduğunuz hissini yaratırken, okumayı da çok keyifli hale getiriyor.
Evet, anlatılan öyküler başka bir dünyadan değil, ancak sanki tüm karakterler hep bir ağızdan "başka bir dünya mümkün" der gibi. Öyle bir hüzün ancak bir o kadar direniş gücüyle kapatıyorsunuz kitabın kapağını.









