


Evren gerçekten bir başlangıç mıydı… yoksa çok daha eski bir hikâyenin sonucu mu? Kadim Irklar, insanlığın evrene dair bildiği her şeyi yeniden sorgulayan sıra dışı bir düşünce yolculuğu sunuyor. Serhat Bayar, bu eserinde evreni yalnızca fiziksel bir düzenek olarak değil, bilinç taşıyan devasa bir organizma olarak ele alıyor. Kitapta evren, Eva adı verilen bilinçli bir kozmik yapı olarak tasvir edilir. Bu kozmik varlığın içinde doğan ve gelişen ilk büyük medeniyetler ise farklı varoluş biçimlerini temsil eden kadim ırklardır: Akışlılar, Çekirdekliler, Çok-Bedenliler, Zamana Bağlılar, Maddeye Bağımlılar ve Sessizler… Başlangıçta barış içinde gelişen bu çeşitlilik, zamanla güç, düzen ve kontrol arzusu ile bozulur. İyi niyet, kibire dönüşür ve evren kendi içindeki bu tehdidi temizlemek için uyanır. Bu büyük arınmanın ardından geriye kalan tek şey ise moleküler kalıntılardır… Ve insanlık, belki de o kadim medeniyetlerin evrimleşmiş mirasıdır. Bu kitap; Evrenin kökenine dair alternatif bir kozmik kurgu, Bilinç, medeniyet ve evrim üzerine felsefi bir düşünce deneyi, İnsanlığın yıldızlara uzanan hırsının ardındaki kadim bir mirası sorgulayan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadim Irklar, “Eva’nın Doğuşu” ile birlikte okunduğunda evrenin iki farklı yüzünü gösteren büyük bir düşünce aynası oluşturur. Çünkü bazen en büyük soru şudur: Belki de evren bir başlangıç değildir… Sadece unutmaya çalıştığımız eski bir hikâyedir.