Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
bir ailenin hem yaşanmış hem yaşanmamış ya da ne yaşanmış na yaşanmamış hikayelerini birinin bittiği yerden başlatıp araya intermezzo dediği bir giriş yaparak beş kitapta yazmış jenny erpenbeck. ilk 100 sayfada adapte olmakta zorlansam da sonlara doğru akıp gitti, ben de romanın yapısına yazarın o mesafeli anlatımına iyice alışmış oldum. öyle ki sonlarda tüm roman boyunca önemli leitmotifler, nesneler bitişe yaklaştığımızı hissettirircesine tek tek bir daha anılırken roman bir 5 kitap daha sürsün istedim. 5 kitap 5 ayrı hayat demekti çünkü, böyle de olabilirdi denen bir ihtimalle başlayıp olabildiğini gösterirdi.
1900'lerde yahudi büyük büyük annenin gençliğindeki korkunç olayla başlayıp nesiller atlaya atlaya 1990'ların sonuna ailenin dördüncü kuşağına geçiyor. 1 ve 2. dünya savaşları, sefalet, açlık, ölümler, komünizm, sscb, doğu almanya derken başa döngüsel bir yolculuk da yapıyoruz.
çocuk ölümünü de baba ölümünü de anne ölümünü de ve sonda yaşlılığı da müthiş anlatıyor erpenbeck. hem mesafeli bir anlatıcıyla hem incelik dolu. stalin döneminde baskıya maruz kalan 3. kuşağın diline yansıyan şaşkınlık, habire yazıp değiştirdiği özgeçmiş, baş harflerle anlatılan insanların olduğu III. kitap ayrı güzellikteydi.
regaip minareci yine ustalıkla çevirmiş ama çok tashih vardı sanki, bir yerden sonra dikkat etmeyi bıraktım.










