Emre Yılmaz
7 Mart 2026
Ferit Edgü 2005 tarihli Binbir Hece adlı öykü kitabına “Günün birinde, yazdığımız öykülerden, geriye ne kaldığını sordum kendi kendime. / Sözcükler, oldu verdiğim yanıt.” diyerek başlıyor. Son yıllarda “çok kısa öykü” türüne gösterilen ilginin arttığı düşüncesindeyim. Yazarın iki bölümden oluşan bu son öykü kitabı da ilk bölümünde, daha önce de denediği bu türden eserler sunuyor. İmgeler olarak adlandırdığı ikinci bölümde ise bu tavrı biraz daha ileri taşıyarak anlık, durağan anlatımlar kuruyor. İki bölüm bir arada, eserin başında yer verilen, yeni türler arayışını salık veren, Çehov alıntısına yaraşır bir okuma deneyimi sunuyor.
Edgü’nün kısa öykülerinde fıkra misali bir kıssa benzerliği de görülüyor bence. İkinci bölümde sunulan görüntüler ise (belki de yazarın almış olduğu resim eğitimindendir) bende natürmort çağrışımı yaptı.
Eserin içeriği ise (hacmine de bağlı olarak) pek kuvvetli değil kanımca. Ama yine de Yangın başta olmak üzere, Yeşil/Kırmızı, Baba-Oğul (I ve II), Doğrusunu Söylemek (ve belki kardeşi sayılabilecek Tersi ve Yüzü), Hayır ve Uyandırma! (ve de belki kardeşi sayılabilecek Yakın ya da Uzak) gibi benim için ilgi çekici öykü örnekleri barındırıyor. Benzer şekilde ikinci bölümde de ilgi çekici bölümler vardı ancak orada başlıklandırma olmadığı için işaret etmek mümkün değil.
Sonuç olarak çok değer verdiğim yazarın bundan önceki son düzyazı eseri olan “Cahil - Aforizmalar”ın yaşattığı hayal kırıklığını yaratmayan bu öykü kitabı sırf yeni metinleri ile karşılaşmak açısından bile güzel benim için.













