Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
dünyanın en şapşik kitap okuma hikayesi ama bence tatlı da. yazmayayım diye düşündüysem de aman ne güzel anısı oldu dedim ve biliyorsunuz her tür gerzekliğimle de karşınızdayım :)
izmir’e gitmeden dedim ki kitabevi sahiplerinden özgür çırak’ın bende okumadığım bir kitabı olacaktı. sjsjsj meğer başka bir özgür’ün özgür çakır’ın kitabıymış o. izmir’de mihmandarıma okuyorum dediğimde alla alla özgür’ün sel’den çıkmış kitabı yok ki dedi de benim gerzeklik çıktı ortaya. yoksa yanlış kişiden imza bile isteyebilirdim ahahah.
ama nilüfer’le saydık yani bu kadar özgür isimli öykücü olur mu yahu, hepsi birbirine karıştı. kitapçı yerine sahafınkini okumuşum nitekim.
kitap 2015’te yayımlanmış. ben mutsuzluğumuzu son 5-6 yılın sonucu sanarken 2010’lardan beri yaşadığımız her şey geldi aklıma. biz bitmişiz, mahvolmuşuz, “yükşehir”i en çok bu depresif, karanlık duygusuyla hatırlayacağım.
e ülke bu, elde bu var, gerçekten böyle öyküler bizi şaşırtmıyor. yine de iki öyküyü birleştiren vapur kaçırma hayali insanı bir gülümsetiyor doğrusu. ama ben hep söylüyorum bende umut bitti, hiç yok. bu kitapla daha da depreşti bu duygum.
bazı öykülerde çok açıklama var, bazıları çok açıkta kitaba adını veren öykü gibi, bazılarında fazla zorlama diyeceğiniz şeyler var “arife günü” öyküsündeki albüm adı gibi, bazılarında karakterin benzetmeleri, diyalogları inandırıcı değil “papatya falı”ndaki neşe’nin tarhana çorbası benzetmesi gibi…
öykü karakterleri genel olarak birbirine çok benziyor.
ama öyküler aşkı da, hüznü de, hayal kırıklığını da okura çok güzel bir biçimde geçiriyor. çünkü evet ilk kitap ama hakiki bir kitap. hepimiz aynı şeyleri yaşadık. yaşıyoruz. 2015’te bu kadar karanlık yazdıysa özgür bey şimdi napar, çok merak ediyorum aslında. çünkü ölmüşüz de ağlayanımız yok.
“viya” öyküsündeki intikamı ve olanları açıklamadan sezdirmesini sevdim. “fırdöndü”deki atmosfer çok ustalıklı verilmiş, “papatya falı”nda anlatılan aşk çok gerçek, “artçı” ise gözümüzü yaşartacak denli duygusal.
hafızamın tazelenmesi, haydarpaşa’ya beşiktaş’a yapılanlar ve arya stark listemi tekrar gözden geçirmek adına iyi ki yanlışlıkla yıllardır kütüphanemde bekleyen bu kitabı okudum.







