Hale Senozgen Burus
14 Mart 2026
"Kadınlar Ormanı" sosyal medyada dikkatimi çeken kitaplardan biriydi. Çevirmeninin Melisa Kesmez olduğunu öğrenince ayrı bir heyecanlandığımı belirtmeliyim ama beni en çok heyecanlandıran şey kitabın arka kapak yazısı oldu. Anneleri, kız çocuklarını, zorlu yaşam koşullarında mücadele vermek zorunda kalan kadınları, çalışmak için evlerinden ayrılmak zorunda kalan eşleri, babaları, parçalanan aileleri anlatıyor olmasıydı.
Son derece etkileyici bir roman okuduğumu söyleyebilirim. Yazarın çok samimi ve çarpıcı bir dili var. Kitabın baş karakteri 12 yaşındaki Lady di. Büyümek zorunda bırakılmış bir kız çocuğu.
Kitap, Meksika kırsalını ikiye ayıran bir otobanın yüksek tepelerinde geçiyor. Bu yöre aynı zamanda uyuşturucu ticaretinin, insan tacirliğinin, zorlama, cinayet ve tecavüzlerin en çok yaşandığı bölge. İnsanların Amerika'ya kaçmak için her şeyi göze aldığı, amansız göç hikayeleriyle dolu. Uyuşturucu ile mücadele etmek adına masum kadın ve çocukların üzerine tarım ilacı atmanın normal göründüğü, göçmen sorunu ile mücadele etmeyip onların ölümünü seyretmenin nasıl kolayına kaçıldığını okumak bizim coğrafyamızda yaşanan sorunlarla paralellik kurmamama neden oldu.
Kitap genel olarak, babasız çocukları, erkeksiz kadınları, kızlarını korumak için her türlü yolu deneyen annelerin mücadelesini anlatıyor. Okurken, kaçırılmasın diye, kız çocuklarını çirkinleştiren, onları saklamak için kuyular, çukurlar kazmak zorunda olan, açlık, yokluk ve yoksunlukla yaşamak zorunda kalan kadınların iç burkan yaşam hikayelerine tanıklık ediyorsunuz. Tüm bu karamsar tablonun içinde insan olmanın en güzel yanlarından bir olan umudun peşinde ışığın belirmesini bekliyorsunuz. Kitabı elimden bırakamadan çok kısa bir sürede okudum. Farklı coğrafyalarda da olsa kadın olmanın zorluklarını okumak beni bir kere daha sarstı. Bu aralar ne okusam diyenlere, roman okumayı, kadın hikayelerini okumayı sevenlere tavsiyemdir.
Şimdiden keyifli yazlar ve keyifli okumalar.









