Banu Yıldıran Genç
24 Şubat 2026
buğra bey bana bu kitabı ve obiçim yayınları’nın külliyatını yolladı. hemen sonrasında büyük bir sağlık problemi geçirdi, daha yeni takipleşmemize rağmen başına gelenlerle dalga geçebilecek biri olduğu çok belliydi ama kendi gülüp geçse de bu ciddi sorunu atlatınca ne yalan söyleyeyim ben de rahat bir nefes aldım.
ilk fırsatta okuyacağım diyordum, geçen hafta pek çok işimi halledince “çapkın gezgin’in ukdeler kitabı”nı bir gecede okudum. en başta yazarın da anlattığı üzere oto-kurmaca’nın yükselişiyle böyle bir metni yazmak olası gelmiş olabilir. ben son dönemde kişisel olanın bu denli değerlenmesini çok seviyorum. onu da ekleyeyim. çünkü evet kişisel olan, politiktir.
bu bir roman değil ama günlük, anı, gezi gibi türlerden çokça yararlanan, üstkurmacayı ihmal etmeyen, adlandıramayacağım bir ara tür. ama çok net olan bir şey var son derece samimi, komik, yer yer duygusal, kimseye anlatmayacağımız şeyleri apaçık bizle paylaşacak denli cesur bir kitap bu.
ayrıca yazma planları, nerenin gerçek nerenin kurmaca olduğunu söylemesi, bazen saklamaya çalışması ama becerememesi, en başta söylediği her şeyi yapması (sayfaların 150+1 olarak ilerlemesi gibi), konuyu dağıtıyor gibi yapsa da dağıtmamasıyla olgun bir metin bu, acemi değil, onu da eklemeliyim.
emojileri, kısaltmaları, başlıklarıyla ayrıca yeni zamanlarda roman nasıl olacak, onu da örnekliyor gibi. ben artık günlük dili de bu tip şeyleri de hiç yadırgamıyorum romanda.
yazarın bir yerde bize verdiği sözü de aklımda tutuyorum











