Oğuz Aktürk
25 Şubat 2026
YouTube kanalımda Shakespeare 'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: https://youtu.be/rGxh2RVjmNU
KİŞİLER
Oğuz - Yaşıyor.
Oğuz'un ölü hali - Yaşanacak olan.
Anneannem - O artık bir ölü.
Dedem - O artık bir ölü.
Hamlet - Eski kralın oğlu.
Yaşama sevinci - Hepimizin istediği.
Ölüm - Hepimizin yaklaştığı.
Kader - Hepimizin bağlı olduğu.
Amaç - Hepimizin boşluğu.
Baba spermi - Hepimizin geldiği.
Anne karnı - Hepimizin doğduğu.
PERDE I
SAHNE I
(Hamlet ve Oğuz sahneye girer.)
Hamlet: Kim var orada?
Oğuz: Önce sen konuş, kimsin söyle.
Hamlet: Benim ben. "Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu." cümlesiyle tanınan. Monologlarıyla yürüyen. Ölümle savaşan. Babasının ölümünü aklından atamayan.
Oğuz: Tamam, tanıdım seni. Ne işin var burada? Ne arıyorsun benim kitaplığımda?
Hamlet: Bu soruyu sana sormak lazım Oğuz. O kadar Shakespeare kitabı okudun sonuçta. Mantıken Shakespeare'in tarihi oyunlarında iktidarlar arasındaki iç savaş ile benim ruhum ve bedenim arasındaki iç savaşın ne kadar benzer olduğunu fark etmiş olman gerekirdi.
Oğuz: Haklısın Hamlet. Sen de ölümle savaşıyorsun benim gibi. Ölümle savaşıyor olma ihtimalini seviyorsun. Ölüm senin için bir kaçış değil, tam tersine zamanı gelince yaşanması gereken bir deneyim. Laertes adlı karakterin isyan edip seni alt etmeyi istemesi gibi senin de yazarının tarihi oyunlarında anlattığı şey iktidarların iç mekanizmalarındaki isyanların, insanların içlerindeki isyanlara ve beyin adı verilen kontrol mekanizması tarafından bastırılmasına benziyor olmasıydı. Ama bu da nedir?
(Oğuz'un ölü hali girer.)
Oğuz'un ölü hali: Sen bana dönüşeceksin Oğuz. Bundan hiçbir kaçarın yok. Öleceksin. İntikamımı alacağım senden bütün o güzel günlerin. Donuk ve gözlerin kapalı bir şekilde yatıracağım seni bir mezara, oradan geliyorum zaten. Benden kaçamazsın Oğuz, ben zaten senim ve geleceğindeki şimdiki zamanım.
Oğuz: Aman Allahım! Bu da neyin nesi Hamlet?
Hamlet: Ona iyi bak, o senin geleceğin. Hepimizin kaçamayacak olanı. Benim de babam bana böyle görünmüştü. Sonrasında ölümden intikam almam gerektiğini anlamıştım. Ölüm hakkında ne düşünürsün Oğuz?
Oğuz: Ölüm, öldürmek istediğimdir Hamlet.
Hamlet: Peki, ölümü öldürseydin ortada yine bir ölüm olmaz mıydı Oğuz?
SAHNE II
(Hayat adlı bir savaş alanında yaşama sevinci ve ölüm kıyasıya çarpışıyordur.)
Yaşama sevinci: Hayat ne güzel! Hiçbir derdim yok. Karnım o kadar tok ki göbeğim ve enerjimle istediğim her şeyi yapabilecek bir durumdayım. Yaşamı seviyorum!
Ölüm: Hayat ne kadar soğuk. Berzahtayım, beni iki dünyaya da bağlayan şey yine kendimim. İnsanların gözlerini kapatırım. Ruhlarını çekip alırım.
Yaşama sevinci: Herkes beni görmek istiyor!
Ölüm: Hiç kimse beni görmek istemiyor.
Yaşama sevinci: Yarınlar için umut kaynağıyım!
Ölüm: Her geçen gün yaklaşanım.
Yaşama sevinci: Hayatı yaşanılır kılan benim!
Ölüm: Sen olmasaydın olmazdı hiçbir albenim!
Kader: Hop, hop, hop... Durun bakalım, nedir böyle alıp veremediğiniz şey? İkinizi de ben belirliyorum, nedir arzuladığınız?
Ölüm: İlk o başlattı.
Kader: İkiniz de zıttınızla anlamlısınız. Ben yaşama sevincine derim sevindir şu insanı, sevinir, yaşama tutunur o insan. Ben ölüme derim öldür şu insanı, ölür o insan. Hatırlasanıza... Hamlet'in monologlarında da siz yok muydunuz? Babasının ölümü üzerine intikam almak istememiş miydiniz? İnsanın kimliği de bir arkeoloji değil midir ve sizler de o kimliğin arkeologları değil misiniz?
SAHNE III
(Oğuz, Hamlet ile sohbetinden sonra yaşama sevinci ve ölümle birlikte yaşamayı öğrenir.)
Oğuz: Gelin bakalım, gelin. İkinize de yer var burada. İkiniz de çektiniz kolumdan bugüne kadar. Biriniz dedi, hayat ne güzel, hiçbir dert yok. Diğeriniz dedi, hayat ne kadar soğuk, her yer berzah. Nereden geliyorum ve ben kimim? Neden sizlerle birlikte dünyaya geldim? Neden atıldım buraya seçimim sorulmadan? Nedir bu her insanın başarı isteği hiç yorulmadan? Hamlet'i hala okumayan insanlar görüyorum. Fakat Hamlet okumadan önce
























